9 Temmuz 2020 Perşembe   

 Gündem

 Bu Hafta

 Kitaplar

Özgeçmiş

Yazı Arşivi

Fotoğraflar

Sık Sorulan Sorular

 
 Hulki Cevizoglu Yazilar

30 Ağustos 2019 Cuma
Ceviz Kabuğu

97. Yıldönümünde bilinmeyen gerçek: BÜYÜK ZAFERE SİYASET ENGELİ…

30 Ağustos 2019

Yurdumuzun düşman işgalinden kurtuluşunun son aşaması olan 30 Ağustos Zaferinin 97. Yılını kutluyoruz. Büyük Zafer'i Mustafa Kemal Atatürk'ün kendisinden dinlemek bugün ayrı bir önem taşıyor. Bunun en önemli boyutu da, neredeyse bugün unutulan belki de hiç bilinmeyen siyasi boyutudur. Mustafa Kemal, "Büyük Taarruzun siyasi nedenlerle geciktirildiğini" açıklıyor.

***

Atatürk'le, "gerçek bilgi ve kaynaklara dayalı" bir röportaj gerçekleştirdim. İlgiyle okuyacağınızı umuyor ve büyük önderi saygıyla -bir kez daha- anıyorum.

***

Hulki Cevizoğlu: 30 Ağustos Zaferinden sonra "Gazi Başkumandan" olarak sorularımızı yanıtlıyorsunuz. Sizden, zafere giden yolun öyküsünü dinleyebilir miyiz? İsterseniz öncelikle "taarruz kararını" ne zaman verdiğinizden başlayabilirsiniz.
Mustafa Kemal: Sakarya Meydan Muharebesi'ni sonuçlandıran taarruzumuz, memleketi düşman duşundan temizleyinceye kadar harekete devam etmek kararının başlangıcı idi. Malumdur ki, Sakarya Savaşı'nin son günlerinde Yunan sol kanadına ordumuz karşı taarruzda bulundu. İşte Yunan ordusunu ricata (geri çekilmeye) mecbur eden o karşı taarruzdur ki, ordumuz İzmir'e gelinceye kadar devam etti.

Hulki Cevizoğlu: Taarruz kararının uygulanmasında bir yıllık bir gecikme görülüyor. Harekâtın niçin kesintisiz devam etmediğini lütfeder misiniz?
Mustafa Kemal: Aksine, kesintisiz devam etti. Ancak büyük bir taarruz kararının tatbikatı birtakım hazırlıkları gerektirir. Bu hazırlıkların muhtaç olduğu bir zaman vardır. Ancak gecikme ve bekleme hiç olmadı denilemez, bunun sebeplerini de siyasi fikirlerde aramak lazımdır. Gerçekten ordularımız çok önce bugünkü sonuca varmak kudretini kazanmıştı, [...] askeri harekâta devam etmek gerekliliği karşısında bırakıldı.

Hulki Cevizoğlu: Büyük Zafer'de özellikle düşman ordusunun hızlı biçimde imhası, bu ordunun gücüyle mi ilgiliydi? Bu yüzden bir kararsızlık mı oldu? Yunan ordusunun bir kısmının Trakya'ya nakledilmiş olmasıyla Anadolu'da önemli bir boşluk mu bıraktılar?
Mustafa Kemal: Bütün dünya bilir ki, Yunan ordusu [...] fenni ve askeri icaplara tamamen uygun surette teşkil edilmiş ve düzenlenmiş kuvvetli bir ordu idi ve Yunan devletinin şimdiye kadar sahip olduğu orduların hepsinden kuvvetli idi. Manevi ahvalinde, işitildiği gibi, bir kararsızlık olduğuna dair hakiki hiçbir emare yoktu.

Yunan askerlerinin, askerlerimizle temas etlikleri vakit kendilerini gevşemiş gibi göstererek, hakikatte bizi gevşetmeye yönelik telkinlerde bulunduklarına bakılırsa, bütün bu söylentilerden mak¬sat ne olduğu anlaşılır. Bu suretle bize, Yunan ordusunun dağılmasını bekleyerek me-selenin halledileceği ümidini vermek istediler ve bu boş beklenti ile geçecek zamanın bizim ordumuzu dağılmaya uğratacağı zannında bulundular. Son çarpışmalarda, bilhassa Afyon Karahisar Dumlupınar Büyük Meydan Muharebesi günlerinde düşmanın direnç, mücadele ve bütün teşebbüsleri ciddi ve önemli idi.

Düşman ordusundan Trakya'ya önemli bir kuvvet geçirilmemiştir. Abartılı olarak adı geçen bu kuvvet, yeni oluşturulmuş yahut teşkilatı henüz son bulmamış ve bir kısmı silahsız iki üç alay-dan ibarettir. Yunan ordusu bütün kısımları ve bütün araçları ile Anadolu'nun içinde milletin kalbine saplanmış bir hançer durumunda idi.

EN KUVVETLİ İSTİHKÂM

Hulki Cevizoğlu:
Türk Ordusunun hücumu "baskın" biçiminde mi oldu? İstanbul'da bu konuşuluyor.
Mustafa Kemal: Ordularımızın strateji ve taktik harekâtı günlerce düşmanın gözü önünde ve tay¬yarelerinin keşifleri altında cereyan etti. Bu harekâtımızı baskın zannediyorlarsa, söylediklerinin doğru olması lazım gelir. Fakat ben zannediyorum ki, Yunan kumandanlarıyla erkânıharbiyesi ordularımızın hazırlığından ve harekâtından haberdar idi. Ancak ordularına ve bilhassa Afyon Karahisar, Seyit Gazi, Eskişehir ve bütün cep¬helerde bir seneden beri çalışarak vücuda getirdikleri ve her nevi vasıtalarla takviye ettikleri ve donattıkları müstahkem mevzilerine, külliyetli topçularına, sınırsız cephane ve mühimmat kaynaklarına lüzumundan fazla güveniyorlardı.
Şu gerçeği anlamazlıktan geliyorlardı ki, insanların mücadelesinde en kuvvetli istihkâm, iman dolu göğüslerdir!

"ÇAY DAVETİ" ŞAŞIRTMACASI

Hulki Cevizoğlu: Yani ordularımızın her türlü hareketini uçakları ile yukarıdan gözetliyor ve biliyorlardı. Bunu bildikleri için bir yıldan fazla süre yığınak yaptılar. Buna rağmen, üstün silah ve yığınakları bizim askerimizin iman dolu göğsünde yok oldu. Ve, yenilgilerine bahane bulmak için "baskına uğradık" yalanına sığındılar!..

Öte yandan, Büyük Taarruz'dan (saldırıdan) iki gün önce, Ankara'da gazetecilere Çankaya'da bir çay zi¬yafeti vereceğiniz haberleri yayılmıştı. Hatta İstanbul gazeteleri bu ziyafete ilişkin telgraflar yayımladılar. Buna göre harekâtın başlangıcında zatıâlinizin de Ankara'da bulunacağı tahmin edildi. Yani bir şaşırtmaca mı yaptınız?
Mustafa Kemal: (Gülümseyerek) Hakikaten bu ziyafetten bahsedildiğini ben de duydum! Fakat bu ziyafet değildi. Bazen insanlara nimetlenmedikleri çok ziyafetler atfolunur!..

Hulki Cevizoğlu: Taarruz harekâtı nasıl başladı ve nasıl gelişti?
Mustafa Kemal: Taarruz harekâtı Afyon Karahisar güney cephesinde düşmanın bir kısım müstahkem hatlarını ezip çiğneyerek tatbik edilmiş bir yarma harekâtı ile başladı. Bunu müteakip düşman ordusu asli kuvvetlerinin bir araya gelerek hazır bulunduğu Afyon Karahisar-Dumlupınar-Altıntaş üçgeni içinde birçok kanlı mücadelelerle dolu meydan muharebesine dönüştü. Afyon Karahisar-Dumlupınar Meydan Muharebesi denilen ve beş gün devam eden harpler neticesinde düşman ordusunun asli kuvvetleri artık kuvvet olmaktan çıkarılmıştı.

BAŞKUMANDAN MUHAREBESİ

Hulki Cevizoğlu: "Başkumandan Muharebesi" adını alan savaş hangisi idi?
Mustafa Kemal:
Bu isim, büyük meydan muharebesinin son safhasını teşkil eden muharebeye verilmiştir. Düşman ordusu meydan muharebesi esnasında ikiye parçalanmıştı. Bunun büyük bir kısmı Dumlupınar kuzeyinde Adatepe civarında bir dereye sıkıştırıldı ve orada imha veya esir edildi.
Aynı günde, Marmara'dan Akdeniz sahiline kadar taarruz!

Hulki Cevizoğlu:
İzin verirseniz, resmi duyurular hakkında bir şey sormak istiyorum. Yayınlanan duyurularda, başarılarımız tümüyle açıklanmıyordu. Hatta biz kendi zaferlerimizin derecesini Yunan duyurularından (tebliğlerinden) öğreniyorduk. Niçin?
Mustafa Kemal: Hakkınız var. Biz resmi tebliğlerimizde sadece askeri harekâtın devam ve gelişme suretini göstermekle yetindik. Elde ettiğimiz başarıların önem ve bü-yüklüğünü o kadar yakından anlamıştık ki, bunun ilanını düşmanlarımıza bırakmakta engel görmüyorduk. Zaferlerimizin düşman ağzından ifade edildiğini işitmek ayrıca bir zevk değil midir?

ASKERLERİMİZİN MÜTHİŞ HIZI

Hulki Cevizoğlu: Büyük Zaferin dünyayı hayrete düşüren, akılları durduran taraflarından biri de hızı idi. Nasıl bu kadar hızlı olunabildi?

Mustafa Kemal: Ordumuzun seri ve şiddetli takibatı sayesinde... Hakikaten daha taarruza başlamazdan evvel dört yüz kilometreyi aşan mesafe üzerinde kesintisiz ve bütün ordular¬la, düşmana nefes aldırmayacak kadar seri bir takip icra etmek bakımından esaslı hazırlıklarda bulunmuş ve tedbirler almıştık.

Düşman kuvvetleri büyük meydan muharebesinde mağlup olduktan sonra, Dumlupınar mevzilerinde, Uşak'ın doğusunda Tak¬mak, Alaşehir, Salihli civarında ve son defa olmak üzere İzmir'in yirmibeş-otuz kilometre doğusundaki hazırlanmış birçok mevzilerde savunmaya teşebbüs elti.

Bu teşebbüslerin her birinde düşman ordusunun kalıntıları bir defa daha mağlup ve perişan edilerek ordumuz İzmir'e girdi. Görülüyor ki, 26, 27 Ağustos günleri uygulanan yarma hareketi ile 28, 29, 30 Ağustos günlerinde cereyan eden meydan muharebesi safhaları ve yukarıda saydığımız mevzilerde düşmanı hezimete uğratan birçok taarruzlar dahil olduğu halde, ordularımız asli kuvvetleri ve bütün harp vasıtaları ile dört yüz kilometreyi onbeş gün içinde kat ettiler. Diyebilirim ki, süvari fırkalarımızla, piyade kıtalarımız düşmanı ezip İzmir'e yürümekte birbirleriyle yarışmışlardır.

İzmir rıhtımında süvarilerimizin kılıçları denizde yansırken, piyadelerimiz Kadifekale'de Türk bayrağını semaya yükselttiler. Türkiya Büyük Millet Meclisi ordularının harp tarihine verdiği son harekât numunesinin kıymeti, bu harekât bütün safhalarıyla incelendikten sonra ve belki bugün değil, yarın anlaşılabilecektir. Büyük orduların yürüyüş ortalaması, hatıramızda aldanmıyorsak, günde 20-22,5 kilometredir. Dolayısıyla askerlerimize İzmir'e kavuşmak için her gün bu mesafeyi kat ettiren kuvvet kaynağının ne yüce bir vatan aşkı olduğunu anlamak zor değildir.

Hulki Cevizoğlu: Son olarak ne söylemek istersiniz?
Mustafa Kemal: Milletimiz zafer sarhoşluğuyla, gerçek ve hayati çıkarlarını unutacak kadar mahmur olmamıştır!


   
Arkadasima Gonder  Yazdir
 Puanla :
 Puan Durum :
  Düşünce / Yorum
Henüz gönderilmiş Yorum / Düşünce kaydı yoktur.
Düşünce / Yorum Yaz
  Diger Yazilari (Son 15 Yazi)
 06.07.2020 ÖZNE İLE NESNEYİ AYIRT EDEMEMEK!
 06.07.2020 ATATÜRK’Ü KİMSE UMURSAMADI
 29.06.2020 “ATATÜRK YANLIŞ YERE DEFNEDİLDİ!”
 28.06.2020 KILIÇLA İSTANBUL’U, TABLOYLA GÖNÜLLERİ FETHETMEK
 22.06.2020 AYASOFYA VE ATATÜRK’ÜN İMZASI GERÇEĞİ
 14.06.2020 OTORİTE VE MEDYA ÇATIŞMASI
 14.06.2020 MUHAMMED ALİ’NİN MANİFESTOSU
 08.06.2020 KUTSALLARI “NESNELEŞTİRMEK”
 31.05.2020 MUSTAFA KEMAL’İN ÇEKTİĞİ ACI
 17.05.2020 “PAŞA, PAŞA.. DEVLETİ KURTARABİLİRSİN!”
 03.05.2020 DENİZLER
 26.04.2020 “VİCDANSIZ BİR NESNE”® OLARAK İNSAN
 19.04.2020 “TIKAYICI BİR SORU”®
 06.04.2020 BÜYÜSÜ BOZULAN DÜNYA
 30.03.2020 Kültürel Irkçılık: YAŞ AYRIMCILIĞI
  17.04.2020 23:39:00
yusuf İNAN
SAYIN VEKİLİM ZEYNEL EMRE BEY KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN ART...

15.04.2020 13:42:00
Sibel gunaydın
Hulki Bey merhaba, endüstri devrimi ile beraber oluşan iş...

14.04.2020 23:16:00
İsmail Demirtaş
Sayın Hocam Merhaba 1996-1997-1998 Yıllarında (yılını ta...

10.04.2020 23:53:00
Hikmet Kul
Sosyal mesafe ve bireysel izolasyon diye haftalardır bağı...

08.02.2020 14:08:00
Kenan Koraltan
Sevgili Cevizoğlu eski Cumhuriyet dönemi denizcilik bakan...

08.02.2020 01:04:00
Muzaffer BAŞ
Merhaba. Belki ben yeterince takipçi olamadım ama progra...

08.02.2020 00:51:00
İsim vermek istemiyorum
Hulki bey, cockpltte kuleyle konuşan kaptan ise uçağı uçu...

08.02.2020 00:47:00
İlker Keskin
Programı ilgiyle izliyorum. Övgün Ahmet hocama Jeofizik m...

08.02.2020 00:41:00
seyfettin sönmez
Sayın Hulki Cevizoğlu, Uçak kazası ile ilgili olarak b...

08.02.2020 00:34:00
HAKKI YALCIN
Kusura bakmayın, tweet atamadım. Youtube ve benzeri sitel...

 
 Site Ici Hizli Arama
 

  İletişim Kulübü
E-Posta :
Şifre :
    Beni Hatırla
   

  Yeni Kayıt  Şifremi Unuttum

 
Gizlilik SözleşmesiTelif Bilgisi
Son Güncelleme : 9 Temmuz 2020 Perşembe
Tüm Hakları Ceviz Kabuğu'na aittir 1994-2020 © İzinsiz alıntı yapılamaz.
Tasarım & Kod : GDTC