26 Mayıs 2020 Salı   

 Gündem

 Bu Hafta

 Kitaplar

Özgeçmiş

Yazı Arşivi

Fotoğraflar

Sık Sorulan Sorular

 
 Hulki Cevizoglu Yazilar

9 Kasım 2019 Cumartesi
Ceviz Kabuğu

ATATÜRK: “TÜRK’TE MATEM YOKTUR…”

Her 10 Kasım’da, ülkemizin kurtarıcısı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ü anlamaya ve anlatmaya çalışıyoruz.

Bugün Atatürk’ün ölüm hakkındaki düşüncelerini ve bazı önemli bilgileri paylaşalım.

Onun ölümle ilk karşılaşması babasının ölümü ile olmuştur.

Bir gün okul dönüşü babasının ölüm haberini alır.
“Babam öldü mü?” diye sorar.
Annesi hıçkırıklarını tutamaz.

Mustafa Kemal’in rengi solar. Annesine:
“Sen ağlama anne, ölümü durdurmak kimsenin elinde değil. Bak ben varım anne, ben oğlun” der.

*

Atatürk, ölümle çok kez karşılaşmış ama ölüm karşısında yılgınlık göstermemiştir.

Savaşlarda yanındaki silah arkadaşları buna tanıklık etmiş ve yazmışlardır.

Bu kaynaklara göre Atatürk ölümden korkmaz ve şöyle derdi:

“Ölüm benden korkar, çünkü ben onun üstüne yürümesini bilirim” der.

*

10 Ağustos 1915’te Çanakkale Savaşları’nda bir şarapnel parçasının tam kalbinin üzerindeki saatine isabet etmesi hayatını kurtarır.

Atatürk bu anda hiçbir korku, telaş ve panik göstermez.
Yanında bulunan çocukluk ve silah arkadaşı Nuri Bey (Conker),
“Eyvah vuruldun!” diye bağırmak isteyince;

Mustafa Kemal soğukkanlılıkla;
“Öyle bir şey yok. Aldığınız emri derhal ifa ediniz” diye emreder.

*

Atatürk ölüm için:

“Ölümü istemek bir cesaret değildir, fakat ölümden korkmak da bir ahmaklıktır” demiştir.

O, ölümü uyumak kadar doğal saymış ve beklemiştir.

Atatürk’ün ölümden iki endişesi olmuştur:

Birincisi, ölümün eserlerini bitirmeden gelmesi, ikincisi de ölümün unutulmak ile karışan manalaşmasıdır. (Bu konuda ayrıntılı bilgiler güvenilir kaynaklarda vardır ve ayrı bir yazı konusudur-HC).

“BENİM NAÇİZ VÜCUDUM…”

16 Mayıs 1926 günlü Hâkimiyeti Milliye’de yer alan demecinde insanın faniliği, toplumun sürekliliği kuralının kendisi için de geçerli olduğunu açıklamıştır.

“Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır” diyerek vücudunun diğer insanların akıbetinden kurtulamayacağını, daha yaşarken söylemiştir.

“Ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır ve Türk Milleti medeniyet yolunda yürümeye devam edecektir” diyerek, hayranlığın kendisine yönelmemesini ve asıl Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş geleceğine dikkat edilmesini istemiştir.

ATATÜRK: “TÜRK’TE MATEM YOKTUR…”

Atatürk geçirdiği ilk ağır krizden sonra kendisine geldiğinde Tevfik Rüştü Aras’a şöyle demiştir:

“Hiç de fena değil. Ölümden o kadar korkmamalı. ”

O, kendisi için matem/yas tutulmasını asla istemediği gibi, siyah rengin matem rengi sayılmasını da istememişti:

“Türk’te matem yoktur, siyah da Türk’ün matem rengi değildir! ”
Bu nedenle kendisine hazırlanan katafalkta siyah renk yerine yeşil renk tercih edilmiştir.

“BENİ TÜRK HEKİMLERİNE EMANET EDİN” DEDİ Mİ?

Atatürk’ün “Beni Türk hekimlerine emanet edin” sözünün kaynağı bulunamamıştır.

Dr. Akçiçek’in önemli çalışmasında yer alan bilgilere göre, hiçbir kaynakta bu söz yoktur.

Prof. Dr. Cemalettin Öner, tıbbın hümanist ve uluslararası bir meslek olduğunu belirterek “Atatürk’ün hastalığının başlangıç döneminde, hekimlerimizin çok iftihar edilecek başarılar göstermediklerini” de ileri sürmüştür.

*

3 Ağustos 1938 günü saat 11.00’de Dr. Bergmann ve Dr. Eppinger’le yapılan konsültasyonda Türk doktorlar da bulunur.

İki yabancı profesörün muayenelerinden sonra Atatürk önce Dr. Abravaya Marmaralı’yı sonra da Dr. Akil Muhtar Özden’i çağırarak kendisini muayene ettirir.

Atatürk bu davranışı ile Türk doktorlarını yüceltmek istemiştir.

*

Buraya kadar yararlandığım bilgileri Dr. Eren Akçiçek’in kitabından aldım.

Dr. Akçiçek’in doktora çalışmasına dayanan kitabının adı “Atatürk’ün Sağlığı, Hastalıkları ve Ölümü” adını taşımaktadır.

Yazarın alıntı yaptığı çok önemli ve sağlam kişiler şunlardır:

Makbule Atadan, Münir Hayri Egeli, Uluğ İğdemir, Mehmet Nuri Conker, Aslan Tufan Yazman, Nevzat Tandoğan, Hikmet Bayur, Cavit Orhan Tütengil, Orhan Koloğlu, Hüsrev Gerede, Turgut Akpınar ve Bedi Şehsuvaroğlu.

*

Atatürk’ü büyük bir özlem ve minnetle anıyorum, anıyoruz.

(Yeniçağ, 10.11.2019, pa.)
   
Arkadasima Gonder  Yazdir
 Puanla :
 Puan Durum :
  Düşünce / Yorum
Henüz gönderilmiş Yorum / Düşünce kaydı yoktur.
Düşünce / Yorum Yaz
  Diger Yazilari (Son 15 Yazi)
 17.05.2020 “PAŞA, PAŞA.. DEVLETİ KURTARABİLİRSİN!”
 03.05.2020 DENİZLER
 26.04.2020 “VİCDANSIZ BİR NESNE”® OLARAK İNSAN
 19.04.2020 “TIKAYICI BİR SORU”®
 06.04.2020 BÜYÜSÜ BOZULAN DÜNYA
 30.03.2020 Kültürel Irkçılık: YAŞ AYRIMCILIĞI
 28.03.2020 “Demo-faşist”® BİR VİRÜSÜN SİYASAL YAPISI
 23.03.2020 BİR SALGININ TOPLUMSAL VE RUHSAL BOYUTLARI
 15.03.2020 RİSK TOPLUMU ve “ÜRETİLEN ANKSİYETE”®
 14.03.2020 Toplumsal Paniğe Karşı “ETİK SUǔ ve “AN-ETİK CEZA”®
 09.03.2020 ŞAH DA PİYON DA AYNI KUTUYA...
 07.03.2020 TEKSAS VE TOMMİKS’İN RAKİBİ KARAOĞLAN
 02.03.2020 ŞEHİTLERİMİZ HAK ETMEDİ Mİ?
 01.03.2020 Gerçeklerin Yok Edilmesi: POST-TRUTH ÇAĞI
 23.02.2020 ACILAR SOSYOLOJİSİ
  17.04.2020 23:39:00
yusuf İNAN
SAYIN VEKİLİM ZEYNEL EMRE BEY KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN ART...

15.04.2020 13:42:00
Sibel gunaydın
Hulki Bey merhaba, endüstri devrimi ile beraber oluşan iş...

14.04.2020 23:16:00
İsmail Demirtaş
Sayın Hocam Merhaba 1996-1997-1998 Yıllarında (yılını ta...

10.04.2020 23:53:00
Hikmet Kul
Sosyal mesafe ve bireysel izolasyon diye haftalardır bağı...

08.02.2020 14:08:00
Kenan Koraltan
Sevgili Cevizoğlu eski Cumhuriyet dönemi denizcilik bakan...

08.02.2020 01:04:00
Muzaffer BAŞ
Merhaba. Belki ben yeterince takipçi olamadım ama progra...

08.02.2020 00:51:00
İsim vermek istemiyorum
Hulki bey, cockpltte kuleyle konuşan kaptan ise uçağı uçu...

08.02.2020 00:47:00
İlker Keskin
Programı ilgiyle izliyorum. Övgün Ahmet hocama Jeofizik m...

08.02.2020 00:41:00
seyfettin sönmez
Sayın Hulki Cevizoğlu, Uçak kazası ile ilgili olarak b...

08.02.2020 00:34:00
HAKKI YALCIN
Kusura bakmayın, tweet atamadım. Youtube ve benzeri sitel...

 
 Site Ici Hizli Arama
 

  İletişim Kulübü
E-Posta :
Şifre :
    Beni Hatırla
   

  Yeni Kayıt  Şifremi Unuttum

 
Gizlilik SözleşmesiTelif Bilgisi
Son Güncelleme : 26 Mayıs 2020 Salı
Tüm Hakları Ceviz Kabuğu'na aittir 1994-2020 © İzinsiz alıntı yapılamaz.
Tasarım & Kod : GDTC