26 Mayıs 2020 Salı   

 Gündem

 Bu Hafta

 Kitaplar

Özgeçmiş

Yazı Arşivi

Fotoğraflar

Sık Sorulan Sorular

 
 Hulki Cevizoglu Yazilar

2 Kasım 2019 Cumartesi
Ceviz Kabuğu

Bir siyasi gelenek olarak İTTİHAT VE TERAKKİ

1 Kasım 1918’de İttihat ve Terakki Partisi kendisini fesh etti.

İttihat ve Terakki, tarihimizde çok tartışılan, seveni olduğu kadar lanetleyeni de bol olan bir siyasal organizasyondur.

Atatürk’ün ittihatçı olup olmadığını da hâlen tartışılmaktadır.

*

Bu konuya ben de eserlerimde zaman zaman yer verdim.

Atatürk, İttihat ve Terakki konusunda şöyle düşünüyordu:

“Bunlar (düşmanlar-HC) cihan nazarında milli harekâtı kirletmek ve kendilerini kurtarmak için zaman icabı kuvvetli bir silaha sahipti. Bu silah ise, İttihatçılık iftirası idi. Fakat gerek milli fiiliyatımız ve gerekse hükümetin değiştirilmesinde gösterdiğimiz tarafsızlık, cihan kamuoyunda, sefil ihtiraslardan ne kadar uzak olduğumuzu ispat etti.

Bize İttihatçı diyenler unutuyorlar ki, milli harekât, bütün millet tarafından icra edilmektedir. Eğer işin içinde İttihatçılık olmak lazım gelse, bütün millet İttihatçılıkla itham edilmiş olur.”

ATATÜRK İTTİHATÇI MI İDİ?


Kendisine İttihatçı olup olmadığı sorulduğunda verdiği yanıt da şudur:

“Milletin hep birlikte hakkını talep etmesine parti manevrası denir mi? Demek doğru mudur? Canlandırılmasından en ziyade kaçınılan şey, İttihat ve Terakki Fırkası'dır.

İttihat ve Terakki, siyaseti itibariyle de iflas etmiştir.
Öyle değil mi?

Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti'nin emeli ise, o siyasetten dolayı bu hale gelen zavallı memleketi ve toprakları meşru olmayan emperyalizm ve kolonizasyon siyasetleriyle istila edip parçalamaya çalışan yabancı ve mütecaviz kuvvetlere çiğnetmemek!. Bu düşünce ile hareket: eden bir cemiyet, ruh ve sebep mevcudiyeti itibarı ile kendisini feshetmiş olan İttihat ve Terakki Fırkası'nı tekrar diriltecek kabiliyette değildir...

Bu kadar açık bir şeye de İttihatçılığın canlandırılması, iktidar mevkiine gelme hırsı gibi iftiralar savurmak, faziletkârlığa, vatandaşlığa yakışmayacak bir izansızlıktır.

Ben, kendi hesabıma, takip ettikleri siyasetin vatan ve millete zararlı olduğunu yüzlerine karşı söyleyip alenen muhalefette bulunduğum insanların ve sistemlerinin tekrar iktidar ve geçerlilik mevkiine gelmesine ve neticede feci akıbetleri şu anda hepimize kan ağlatan dünkü hallerin tekrar devam etmesine mi çalışacağım? Bunu hangi aklı başında ve insafı yerinde adam düşünebilir? Böyle bir düşünce mantıkla uzlaştırılabilir değildir!”

YAHYA KEMAL BEYATLI

İki gün önce, ünlü şairimiz Yahya Kemal Beyatlı’nın 61. ölüm yıldönümü idi.

*

1884 yılında Üsküp’te doğan Beyatlı, 1 Kasım 1958’de 74 yaşında yaşama veda etti. (Ben, henüz 6 aylıkmışım!)

Onun neredeyse tüm şiirleri belleklerimizdedir.

Sessiz Gemi, Akıncılar, Endülüs’te Raks, Rindlerin Akşamı, 26 Ağustos, Hazan Bahçeleri, Vuslat, Açık Deniz, Âheste Çek Kürekleri, Ezan, Kar Musikileri, Başka Bir Tepeden, Eylül Sonu, Süleymaniye’de Bayram Sabahı, Rindlerin Ölümü, Mohaç Türküsü, Erenköy’de Bahar, Duyuş Ve Düşünüş, Özleyen ve daha pek çoklarını bir çırpıda anımsarız.

EYLÜL SONU

Günler kısaldı. Kanlıca'nın ihtiyarları
Bir bir hatırlamakta geçen sonbaharları.
Yalnız bu semti sevmek için ömrümüz kısa...
Yazlar yavaşça bitmese, günler kısalmasa...

*

BAŞKA BİR TEPEDEN

Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça gönül tahtına keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.

*

RİNDLERİN AKŞAMI

Dönülmez akşamın ufkundayız. Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Geçince başlayacak bitmeyen sükûnlu gece.

*

ENDÜLÜS’TE RAKS

Zil, şal ve gül. Bu bahçede raksın bütün hızı...
Şevk akşamında Endülüs üç def' kırmızı...
Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir.
İspanya neşesiyle bu akşam bu zildedir.

(Yeniçağ, 03.11.2019, pa.)
   
Arkadasima Gonder  Yazdir
 Puanla :
 Puan Durum :
  Düşünce / Yorum
Henüz gönderilmiş Yorum / Düşünce kaydı yoktur.
Düşünce / Yorum Yaz
  Diger Yazilari (Son 15 Yazi)
 17.05.2020 “PAŞA, PAŞA.. DEVLETİ KURTARABİLİRSİN!”
 03.05.2020 DENİZLER
 26.04.2020 “VİCDANSIZ BİR NESNE”® OLARAK İNSAN
 19.04.2020 “TIKAYICI BİR SORU”®
 06.04.2020 BÜYÜSÜ BOZULAN DÜNYA
 30.03.2020 Kültürel Irkçılık: YAŞ AYRIMCILIĞI
 28.03.2020 “Demo-faşist”® BİR VİRÜSÜN SİYASAL YAPISI
 23.03.2020 BİR SALGININ TOPLUMSAL VE RUHSAL BOYUTLARI
 15.03.2020 RİSK TOPLUMU ve “ÜRETİLEN ANKSİYETE”®
 14.03.2020 Toplumsal Paniğe Karşı “ETİK SUǔ ve “AN-ETİK CEZA”®
 09.03.2020 ŞAH DA PİYON DA AYNI KUTUYA...
 07.03.2020 TEKSAS VE TOMMİKS’İN RAKİBİ KARAOĞLAN
 02.03.2020 ŞEHİTLERİMİZ HAK ETMEDİ Mİ?
 01.03.2020 Gerçeklerin Yok Edilmesi: POST-TRUTH ÇAĞI
 23.02.2020 ACILAR SOSYOLOJİSİ
  17.04.2020 23:39:00
yusuf İNAN
SAYIN VEKİLİM ZEYNEL EMRE BEY KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN ART...

15.04.2020 13:42:00
Sibel gunaydın
Hulki Bey merhaba, endüstri devrimi ile beraber oluşan iş...

14.04.2020 23:16:00
İsmail Demirtaş
Sayın Hocam Merhaba 1996-1997-1998 Yıllarında (yılını ta...

10.04.2020 23:53:00
Hikmet Kul
Sosyal mesafe ve bireysel izolasyon diye haftalardır bağı...

08.02.2020 14:08:00
Kenan Koraltan
Sevgili Cevizoğlu eski Cumhuriyet dönemi denizcilik bakan...

08.02.2020 01:04:00
Muzaffer BAŞ
Merhaba. Belki ben yeterince takipçi olamadım ama progra...

08.02.2020 00:51:00
İsim vermek istemiyorum
Hulki bey, cockpltte kuleyle konuşan kaptan ise uçağı uçu...

08.02.2020 00:47:00
İlker Keskin
Programı ilgiyle izliyorum. Övgün Ahmet hocama Jeofizik m...

08.02.2020 00:41:00
seyfettin sönmez
Sayın Hulki Cevizoğlu, Uçak kazası ile ilgili olarak b...

08.02.2020 00:34:00
HAKKI YALCIN
Kusura bakmayın, tweet atamadım. Youtube ve benzeri sitel...

 
 Site Ici Hizli Arama
 

  İletişim Kulübü
E-Posta :
Şifre :
    Beni Hatırla
   

  Yeni Kayıt  Şifremi Unuttum

 
Gizlilik SözleşmesiTelif Bilgisi
Son Güncelleme : 26 Mayıs 2020 Salı
Tüm Hakları Ceviz Kabuğu'na aittir 1994-2020 © İzinsiz alıntı yapılamaz.
Tasarım & Kod : GDTC