9 Temmuz 2020 Perşembe   

 Gündem

 Bu Hafta

 Kitaplar

Özgeçmiş

Yazı Arşivi

Fotoğraflar

Sık Sorulan Sorular

 
 Hulki Cevizoglu Yazilar

9 Eylül 2019 Pazartesi
Ceviz Kabuğu

“MUKADDES BİR CEREYAN” OLARAK SİVAS KONGRESİ

Tam tamına 100 yıl (bir asır) önce bugünlerde Sivas Kongresi devam ediyordu.
(4 Eylül-11 Eylül 1919).

Kurtuluş Savaşı’na giden yolda çok önemli bir adım olan bu kongrenin sosyoloji açısından değerlendirmemiz gerekir.

Mustafa Kemal, kongreyi “Heyeti Temsiliye” Başkanı olarak yönetti.

Sivas'ta bütün Anadolu ve Rumeli delegelerinin toplanmasını Atatürk “Allah'ın yardımıyla toplandı” sözleriyle açıkladı.

Alınan kararları bizzat açıklayan Atatürk, Sivas Kongresinin “Sırf milli bağımsızlığımızı ve mevcudiyetimizi kurtarmak gayesiyle, milli vicdandan doğan mukaddes cereyan” olarak niteledi.

O sırada, bu kongrenin Müslüman olmayan unsurların aleyhinde olduğu, cins ve mezhep ayrımı yaptığı, ülkemizdeki yabancıların tehlikede olduğu kara propagandası yapılıyordu.

Atatürk, bunların yalan ve “siyasi eşkıyalık” olduğunu ancak “ülkemizdeki yabancıların vatan ve milletimiz aleyhinde bulunmamak şartıyla, Osmanlı misafirperverliğine mazhariyete devam ettiklerini” söyleyerek yanıtladı.

GAZETECİLER AMERİKA OTOMOBİLLERİYLE…

Mustafa Kemal, ulusal uyanışı ve işgale karşı direnişi örgütleyebilmek için, medyadan yararlanmak istedi (hep yaptığı gibi).

Kongrenin ardından başta yakın dostu Ruşen Eşref olmak üzere İstanbul’dan bir grup gazeteciyi Sivas’a davet etti.

Yol güzergâhını bile belirleyerek ilgililere çektiği telgrafta İstanbul’da (“Dersaadet”) Gazeteciler Cemiyeti (“Matbuat Cemiyeti”) adına davet edilen gazetecilere tüm kolaylıkların sağlanmasını ve hızlı hareket edebilmeleri için “Amerika otomobilleri” tahsis edilmesini istedi.

Samimi bir arkadaşımdır” dediği Ruşen Eşref’in yanındaki foto muhabiri Kenan Bey için “fotoğrafi” kavramını kullanıyordu.)

İSTANBUL HÜKÜMETİ İLE ANLAŞTI!

O sırada kendisine “İstanbul Hükümeti ile anlaştığı” yolunda ağır eleştiriler de yapılıyordu.

İlginçtir ama anlaşmıştı da.

Kendisine sorulduğunda bu anlaşmanın 3 maddede olduğunu açıkladı:

“Maksatlarımızın esas hatlarından olan üç nokta üzerinde hükümetle anlaştık ve bu noktalar hükümetin resmi beyannamesinde de açıkça belirtilmiştir.
Evvela, milli emellerin hükümetçe hareket hattı alın¬ması; ikincisi, Milli Meclis'in toplanmasına kadar millet ve memleket mukadderatı hak¬kında hiçbir kati taahhüde girişilmemesi ve üçüncüsü de, Sulh Konferansı'na gönderile¬cek delege heyetinin milli güvene layık, yetenekli ve güçlü kişilerden oluşması şeklinde olan bu üç noktayı hükümet tamamıyla kabul etmiş ve diğer birtakım ayrıntı üzerinde de anlaşılmıştır.”

Yani anlaşma aslında kendi “milli taleplerini” İstanbul’a kabul ettirmek biçiminde idi!

“DEVLET İKİ BAŞLI GÖRÜNMESİN!”

Bu anlaşmada “devletin iki başlı görünmemesi” arzusu da vardı.

“Heyeti Temsiliye ile hükümetin karşılıklı icraatı sebebiyle devletin iki başlı bir şekilde görünmesini gerçeğe uygun bir anlayış tarzı bulmuyoruz. (…) Bu kötüye yorulmamalıdır.”

Çünkü “Heyeti Temsiliye bir hükümet mahiyetinde değildi” ve “yabancı devletlerle resmi münasebetlere girişemiyordu.”

Ama bu arada, Sivas’ta yayınladığı İradei Milliye Gazetesi’nde bazı devletlerle alay eden fıkralar yayınlıyordu.

“MEMLEKET OLMAZSA PARTİ KAÇ PARA EDER?”


Sürekli olarak “barış istediğini” vurguluyordu.

Fakat Sivas Kongresi Beyannamesi'nin birinci maddesinde, o ünlü söz yer aldı:

“Vatanımızın bölünmesinin söz konusu olmasına bile milletin tahammülü yoktur.”

***


Günümüze ders olacak biçimde böyle bir zamanda parti manevrası yapmanın doğru olmadığını şu sözlerle açıkladı:

“Memleket olmazsa parti kaç para eder? Evvela memleket selamete çıkmalı ki, partiler de ondan sonra bir siyasa, bir toplumsal esasa, görüşe dayanarak teşekkül edebilsin.”

***

Kongrenin kısa bir sosyolojik analizini yaptığım bu yazıdaki tüm kaynaklar “Gizli Sözler” kitabımda mevcuttur!.

(Yeniçağ, 09.09.2019, pt.)
   
Arkadasima Gonder  Yazdir
 Puanla :
 Puan Durum :
  Düşünce / Yorum
Henüz gönderilmiş Yorum / Düşünce kaydı yoktur.
Düşünce / Yorum Yaz
  Diger Yazilari (Son 15 Yazi)
 06.07.2020 ÖZNE İLE NESNEYİ AYIRT EDEMEMEK!
 06.07.2020 ATATÜRK’Ü KİMSE UMURSAMADI
 29.06.2020 “ATATÜRK YANLIŞ YERE DEFNEDİLDİ!”
 28.06.2020 KILIÇLA İSTANBUL’U, TABLOYLA GÖNÜLLERİ FETHETMEK
 22.06.2020 AYASOFYA VE ATATÜRK’ÜN İMZASI GERÇEĞİ
 14.06.2020 OTORİTE VE MEDYA ÇATIŞMASI
 14.06.2020 MUHAMMED ALİ’NİN MANİFESTOSU
 08.06.2020 KUTSALLARI “NESNELEŞTİRMEK”
 31.05.2020 MUSTAFA KEMAL’İN ÇEKTİĞİ ACI
 17.05.2020 “PAŞA, PAŞA.. DEVLETİ KURTARABİLİRSİN!”
 03.05.2020 DENİZLER
 26.04.2020 “VİCDANSIZ BİR NESNE”® OLARAK İNSAN
 19.04.2020 “TIKAYICI BİR SORU”®
 06.04.2020 BÜYÜSÜ BOZULAN DÜNYA
 30.03.2020 Kültürel Irkçılık: YAŞ AYRIMCILIĞI
  17.04.2020 23:39:00
yusuf İNAN
SAYIN VEKİLİM ZEYNEL EMRE BEY KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN ART...

15.04.2020 13:42:00
Sibel gunaydın
Hulki Bey merhaba, endüstri devrimi ile beraber oluşan iş...

14.04.2020 23:16:00
İsmail Demirtaş
Sayın Hocam Merhaba 1996-1997-1998 Yıllarında (yılını ta...

10.04.2020 23:53:00
Hikmet Kul
Sosyal mesafe ve bireysel izolasyon diye haftalardır bağı...

08.02.2020 14:08:00
Kenan Koraltan
Sevgili Cevizoğlu eski Cumhuriyet dönemi denizcilik bakan...

08.02.2020 01:04:00
Muzaffer BAŞ
Merhaba. Belki ben yeterince takipçi olamadım ama progra...

08.02.2020 00:51:00
İsim vermek istemiyorum
Hulki bey, cockpltte kuleyle konuşan kaptan ise uçağı uçu...

08.02.2020 00:47:00
İlker Keskin
Programı ilgiyle izliyorum. Övgün Ahmet hocama Jeofizik m...

08.02.2020 00:41:00
seyfettin sönmez
Sayın Hulki Cevizoğlu, Uçak kazası ile ilgili olarak b...

08.02.2020 00:34:00
HAKKI YALCIN
Kusura bakmayın, tweet atamadım. Youtube ve benzeri sitel...

 
 Site Ici Hizli Arama
 

  İletişim Kulübü
E-Posta :
Şifre :
    Beni Hatırla
   

  Yeni Kayıt  Şifremi Unuttum

 
Gizlilik SözleşmesiTelif Bilgisi
Son Güncelleme : 9 Temmuz 2020 Perşembe
Tüm Hakları Ceviz Kabuğu'na aittir 1994-2020 © İzinsiz alıntı yapılamaz.
Tasarım & Kod : GDTC