19 Ocak 2020 Pazar   

 Gündem

 Bu Hafta

 Kitaplar

Özgeçmiş

Yazı Arşivi

Fotoğraflar

Sık Sorulan Sorular

 
 Hulki Cevizoglu Yazilar

25 Şubat 2019 Pazartesi
Ceviz Kabuğu

EKSİKLİK NESNESİ

Yazının başlığı “Dostoyevski Üzerinden İnsan Çaresizliğinin Psikolojik Analizi” de olabilirdi.

֍ ֍ ֍

Dün sona eren 13. Ankara Kitap Fuarındaki imza günlerimde, her fuarda olduğu gibi okuyucu ve izleyicilerimin içten duygularını dinledim, onlarla fotoğraflar çektirdik, güzel sohbetler yaptık.

Ve bu arada kendime yeni kitaplar almanın mutluluğunu yaşadım.

Bugün sizlere, Dostoyevski’nin “Ölü Bir Evden Hatıralar” romanındaki cezaevi anı ve anlatılarından yola çıkarak, insanın insana yaptığı muamele sonucu, çaresiz insanın içine düştüğü durumu anlatmak istiyorum.

İsteyenleriniz, Ergin Altay’ın akıcı çevirisi ile İletişim Yayınlarından çıkan romanı alıp tümünü zevkle okuyabilir.

TATLI BİR SÖZE KIRBACI UNUTMAK

Dostoyevski romanında cezaevinde yaşadığı korkunç deneyimleri, tanıştığı mahkûmları ve gardiyanların zalimliğini anlatıyor.

Hapiste iyi ile kötü kavramları hızla değişiyor.

İnsanlık yok oluyor.

Dostoyevski anlatıyor.

֍ ֍ ֍

Mahkûmlar, kendilerini kırbaçlatan cezaevi komutanı Üsteğmen Smekalov’u sevgiyle, neşeyle anıyorlardı.

Önemli olan, onun mahkûmları kırbaçlatmaktan haz duymamasıydı.

İşin ilginç yanı, onun zamanında kırbaç cezasına çarptırılanlar bile yedikleri o kırbaçları tatlı bir sevgiyle anıyorlardı. Mahkûmlara öylesine sevdirmişti kendini!

Neyiyle mi?

Böylesine bir ünü neyiyle mi kazanmıştı?

Cezaevimizdeki mahkûmlar, belki de tüm Rus halkı gibi, çektikleri her çeşit acıyı tatlı bir sözcüğe unutmaya hazırlardı.

Öyle ki, üsteğmenden kırbaç yiyenler yedikleri o kırbaçları andıklarında duygulanıyorlardı.


֍ ֍ ֍

Dostoyevski “Çok tuhaftır” diyor.

“Hiç de iyi insan olmadıkları halde çevrelerine kendilerini sevdirmiş insanlar vardır!”

Dostoyevski’nin analizleri toplum ve kitle psikoloji açısından büyük önem taşıyor.

Derslerde vaka olarak kesinlikle inceletilmelidir.

“Aradan uzun zaman geçmiş olmasına rağmen, ondan söz ederlerken, değil ondan nefretle söz etmek, tersine onun şeytanlıklarını anlatırlarken gülümsüyorlar, büyük haz duyuyorlardı.”

Bunlar size neyi çağrıştırıyor?

KIRBAÇLAYAN DA GÜLÜMSÜYOR, KIRBAÇ YİYEN DE

Görüyoruz ki, sırtları kırbaçtan kan çanağına dönen mahkûmlar, sahte bir dünya kuruyor ve varoluşlarını bu biçimde sürdürüyor.

Mahkûmlar, “indir” komutundan bir saniye sonra kırbacın bedenlerine ıslık çalarak bıçak gibi ineceğini bile bile gülümserlermiş.

“Kırbacı indirecek olan da gülümsermiş, kırbacı yiyecek olan da!”

Emri veren mutlu olduğu gibi kırbaçla cezalandırılan mahkûm da koğuşuna mutlu biçimde dönüyormuş.

“TAMAMLAMA FANTEZİSİ”

Peki, bu durum niçin böyledir? Bunun açıklaması nedir?

Bir insan mazoşist değilse, eziyet ve işkenceden zevk alır mı?

Bunlar ve benzeri soruların yanıtları bellidir.

Cevap veriyorum:

İnsanlarda “eksiklik nesnesi” vardır.

Dostoyevski’nin romanındaki işkence altındaki mahkûmlar sevgi ve şefkatten yoksundur.

Büyük bir sevgi ve korunma açlığı çekmektedirler.

Bu eksikliklerini bir “şeyle” tamamlamak zorundadırlar.

Bu “şey” de, bir “tamamlama fantezisidir."

Bireyler ve toplumlar eksikliklerini bir fantezi/hayal ile tamamlarlar!


Dostoyevski’nin mahkûmları yaşadıkları işkenceyi, işkencecinin güzel ve şefkatli sözleriyle (çünkü romandaki işkenceci gülerek emir vermektedir) tamamlamaktadırlar.

O halde tekrar edelim:

Bireyler ve toplumlar eksikliklerini bir fantezi/hayal ile tamamlarlar!

Ve rüya âleminde yaşayarak var olmaya çalışırlar.

(Yeniçağ, 25.02.2019, Pazartesi)
   
Arkadasima Gonder  Yazdir
 Puanla :
 Puan Durum :
  Düşünce / Yorum
Henüz gönderilmiş Yorum / Düşünce kaydı yoktur.
Düşünce / Yorum Yaz
  Diger Yazilari (Son 15 Yazi)
 19.01.2020 “OKUMADIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER”
 13.01.2020 KUTUP KADINLAR®
 11.01.2020 RETORİĞİN BÜYÜSÜ, İNSANLIĞIN ÖLÜMÜ!
 05.01.2020 ÜMMET ZALİM İŞBİRLİĞİ
 04.01.2020 ORDU GÖNDERMEK VE SERSERİLİK!
 29.12.2019 “Kanal İstanbul”: TEK DÜNYA DEVLETİ PROJESİ
 23.12.2019 İSTİKLAL SOSYOLOJİSİ
 21.12.2019 Hablemitoğlu Suikastı ve MEDYATİK BENLİK®
 15.12.2019 “KÖRLÜK ÇAĞI”NA IŞIK OLMAK
 15.12.2019 “BENİ YANLIŞ ANLADINIZ SENDROMU!”®
 09.12.2019 HAYALİN ÖLÜMÜ!
 08.12.2019 HÜKÜMDAR VE HALK KİTLESEL AHLAKSIZLIK
 01.12.2019 KOLEKTİF UNUTMA!
 30.11.2019 BİR “KUSURSUZ CİNAYET” İŞLENDİ
 24.11.2019 ATATÜRK’Ü ÖLDÜREN DE, HALKTAN GİZLEYEN DE…
  11.01.2020 00:11:00
Orkun Kubilay
Bir programınızda da kadının sadece “İfadesine dayalı” , ...

11.01.2020 00:05:00
Orkun Kubilay
Pozitif ayrımcılığı , negatif yönde kullanan düşündürücü ...

10.01.2020 22:24:00
Özgürefe Özyeşilpınar
Sayın Cevizoğlu, Her zaman büyük bir keyifle izleyip, so...

10.01.2020 11:13:00
Yıldız Barbay
Degerli Hulki Hocam , programlarınızı ilgi ve merakla tak...

28.12.2019 22:14:00
Nurşen Fidan
Hulki Bey dünkü programın videosu Halk TVnin web sitesind...

28.12.2019 14:00:00
RECEP LAFÇI
Hulki Bey, sizi büyük bir keyifle izliyorum. Dürüst ve gü...

24.12.2019 00:02:00
Hayriye Karliova
Flroidadan yazıyorum. 13 Aralık tarihinde Sn. Özakınc...

21.12.2019 01:04:00
Dr Levent dursun
Orhan Karaveli İstiklal marşını ilk dinleyen kişinin anne...

21.12.2019 00:36:00
Gülsün Gökalp
M.Akif sosyalist görüşe sahip bir kişi olarak hayatımda i...

20.12.2019 21:51:00
Mehmet Ergin Gülapoğlu
Şu anda sizi zevk ve dikkatle dinliyorum. Hepsi olmasa b...

 
 Site Ici Hizli Arama
 

  İletişim Kulübü
E-Posta :
Şifre :
    Beni Hatırla
   

  Yeni Kayıt  Şifremi Unuttum

 
Gizlilik SözleşmesiTelif Bilgisi
Son Güncelleme : 19 Ocak 2020 Pazar
Tüm Hakları Ceviz Kabuğu'na aittir 1994-2020 © İzinsiz alıntı yapılamaz.
Tasarım & Kod : GDTC