13 Kasım 2019 Çarşamba   

 Gündem

 Bu Hafta

 Kitaplar

Özgeçmiş

Yazı Arşivi

Fotoğraflar

Sık Sorulan Sorular

 
 Hulki Cevizoglu Yazilar

25 Şubat 2019 Pazartesi
Ceviz Kabuğu

EKSİKLİK NESNESİ

Yazının başlığı “Dostoyevski Üzerinden İnsan Çaresizliğinin Psikolojik Analizi” de olabilirdi.

֍ ֍ ֍

Dün sona eren 13. Ankara Kitap Fuarındaki imza günlerimde, her fuarda olduğu gibi okuyucu ve izleyicilerimin içten duygularını dinledim, onlarla fotoğraflar çektirdik, güzel sohbetler yaptık.

Ve bu arada kendime yeni kitaplar almanın mutluluğunu yaşadım.

Bugün sizlere, Dostoyevski’nin “Ölü Bir Evden Hatıralar” romanındaki cezaevi anı ve anlatılarından yola çıkarak, insanın insana yaptığı muamele sonucu, çaresiz insanın içine düştüğü durumu anlatmak istiyorum.

İsteyenleriniz, Ergin Altay’ın akıcı çevirisi ile İletişim Yayınlarından çıkan romanı alıp tümünü zevkle okuyabilir.

TATLI BİR SÖZE KIRBACI UNUTMAK

Dostoyevski romanında cezaevinde yaşadığı korkunç deneyimleri, tanıştığı mahkûmları ve gardiyanların zalimliğini anlatıyor.

Hapiste iyi ile kötü kavramları hızla değişiyor.

İnsanlık yok oluyor.

Dostoyevski anlatıyor.

֍ ֍ ֍

Mahkûmlar, kendilerini kırbaçlatan cezaevi komutanı Üsteğmen Smekalov’u sevgiyle, neşeyle anıyorlardı.

Önemli olan, onun mahkûmları kırbaçlatmaktan haz duymamasıydı.

İşin ilginç yanı, onun zamanında kırbaç cezasına çarptırılanlar bile yedikleri o kırbaçları tatlı bir sevgiyle anıyorlardı. Mahkûmlara öylesine sevdirmişti kendini!

Neyiyle mi?

Böylesine bir ünü neyiyle mi kazanmıştı?

Cezaevimizdeki mahkûmlar, belki de tüm Rus halkı gibi, çektikleri her çeşit acıyı tatlı bir sözcüğe unutmaya hazırlardı.

Öyle ki, üsteğmenden kırbaç yiyenler yedikleri o kırbaçları andıklarında duygulanıyorlardı.


֍ ֍ ֍

Dostoyevski “Çok tuhaftır” diyor.

“Hiç de iyi insan olmadıkları halde çevrelerine kendilerini sevdirmiş insanlar vardır!”

Dostoyevski’nin analizleri toplum ve kitle psikoloji açısından büyük önem taşıyor.

Derslerde vaka olarak kesinlikle inceletilmelidir.

“Aradan uzun zaman geçmiş olmasına rağmen, ondan söz ederlerken, değil ondan nefretle söz etmek, tersine onun şeytanlıklarını anlatırlarken gülümsüyorlar, büyük haz duyuyorlardı.”

Bunlar size neyi çağrıştırıyor?

KIRBAÇLAYAN DA GÜLÜMSÜYOR, KIRBAÇ YİYEN DE

Görüyoruz ki, sırtları kırbaçtan kan çanağına dönen mahkûmlar, sahte bir dünya kuruyor ve varoluşlarını bu biçimde sürdürüyor.

Mahkûmlar, “indir” komutundan bir saniye sonra kırbacın bedenlerine ıslık çalarak bıçak gibi ineceğini bile bile gülümserlermiş.

“Kırbacı indirecek olan da gülümsermiş, kırbacı yiyecek olan da!”

Emri veren mutlu olduğu gibi kırbaçla cezalandırılan mahkûm da koğuşuna mutlu biçimde dönüyormuş.

“TAMAMLAMA FANTEZİSİ”

Peki, bu durum niçin böyledir? Bunun açıklaması nedir?

Bir insan mazoşist değilse, eziyet ve işkenceden zevk alır mı?

Bunlar ve benzeri soruların yanıtları bellidir.

Cevap veriyorum:

İnsanlarda “eksiklik nesnesi” vardır.

Dostoyevski’nin romanındaki işkence altındaki mahkûmlar sevgi ve şefkatten yoksundur.

Büyük bir sevgi ve korunma açlığı çekmektedirler.

Bu eksikliklerini bir “şeyle” tamamlamak zorundadırlar.

Bu “şey” de, bir “tamamlama fantezisidir."

Bireyler ve toplumlar eksikliklerini bir fantezi/hayal ile tamamlarlar!


Dostoyevski’nin mahkûmları yaşadıkları işkenceyi, işkencecinin güzel ve şefkatli sözleriyle (çünkü romandaki işkenceci gülerek emir vermektedir) tamamlamaktadırlar.

O halde tekrar edelim:

Bireyler ve toplumlar eksikliklerini bir fantezi/hayal ile tamamlarlar!

Ve rüya âleminde yaşayarak var olmaya çalışırlar.

(Yeniçağ, 25.02.2019, Pazartesi)
   
Arkadasima Gonder  Yazdir
 Puanla :
 Puan Durum :
  Düşünce / Yorum
Henüz gönderilmiş Yorum / Düşünce kaydı yoktur.
Düşünce / Yorum Yaz
  Diger Yazilari (Son 15 Yazi)
 11.11.2019 IMPRINTING
 09.11.2019 ATATÜRK: “TÜRK’TE MATEM YOKTUR…”
 06.11.2019 "ŞEYHLER, MÜRİTLER VE YALANCI PEYGAMBERLER" ÇIKTI
 03.11.2019 “MASUM ŞİDDET”®
 02.11.2019 Bir siyasi gelenek olarak İTTİHAT VE TERAKKİ
 28.10.2019 Dostoyevski 198 Yaşında: DÜŞÜNCE ŞEHİDİ
 28.10.2019 “YARIN CUMHURİYET İLAN EDECEĞİZ”
 21.10.2019 Ceviz Kabuğu ve YALANCI PEYGAMBERLER
 20.10.2019 MEKTUP VE “ANLAM ZEDELENMESİ”
 14.10.2019 “Med-Cezir Akıllı”®… THE ENDLESS WARS MUST END!
 13.10.2019 Mustafa Kemal’den Neferlere: “YÜREĞİ SENİNKİNDEN DAHA TEMİZ…”
 07.10.2019 Siyasal ve Bilimsel MÜTHİŞ AÇIKLAMALAR
 30.09.2019 Zeki Müren’in Ölümüyle İlgili İKİ ÖNEMLİ SORU
 29.09.2019 ZEKİ MÜREN: “İNTİHAR ETMEYİ DÜŞÜNÜYORUM!
 23.09.2019 Mafya Dizilerinin Toplumsal Mesajı “OPAK TOPLUM”® İNŞA ETMEK
  10.11.2019 00:16:00
Semra Çevik
Hulki Bey Yahya Kemal kendi şiir sözlerini aradan zaman g...

02.11.2019 23:59:00
Ömer Böke
Bir öğretmen olarak hep ilgi ve büyük takdirle proğramlar...

29.10.2019 18:49:00
koray biçer
sayın cevizoğlu tele1 de yani başlayıp halktv ye geçişini...

05.10.2019 12:35:00
yavuz özsoy
Sn.Cevizoğlu, Yıllardır ceviz kabuğu programlarınızı hiç ...

05.10.2019 10:09:00
asas
Yokoluşun başlangıcı İnsanlar, ozon tabakasındaki yırt...

04.10.2019 22:03:00
Özhan Öğütveren
Sayın Hulki Cevizoğlu Lütfen konuğunuz Ali Demirsoy a so...

27.09.2019 20:55:00
evrim
Merhaba Hulk Bey Ali Demirsoyu sık sık dinliyorum. Evr...

26.09.2019 13:38:00
cem
Hakkari/Çukurca Trabzonda, üniversitenin haberlerini...

23.09.2019 23:19:00
Meral öcal
Merhaba sayın Hulki Cevizoğlu, programınızı beğeniyle izl...

21.09.2019 11:50:00
ali
Sayın Hulki Bey TV5 de ki gizli ABD işgalini youtube d...

 
 Site Ici Hizli Arama
 

  İletişim Kulübü
E-Posta :
Şifre :
    Beni Hatırla
   

  Yeni Kayıt  Şifremi Unuttum

 
Gizlilik SözleşmesiTelif Bilgisi
Son Güncelleme : 13 Kasım 2019 Çarşamba
Tüm Hakları Ceviz Kabuğu'na aittir 1994-2019 © İzinsiz alıntı yapılamaz.
Tasarım & Kod : GDTC