14 Temmuz 2020 Salı   

 Gündem

 Bu Hafta

 Kitaplar

Özgeçmiş

Yazı Arşivi

Fotoğraflar

Sık Sorulan Sorular

 
 Hulki Cevizoglu Yazilar

10 Şubat 2019 Pazar
Ceviz Kabuğu

SEÇİM KAZANMADA TRAVMA FAKTÖRÜ

“Heeer zamankinden önemli” sayılan yerel seçimlere yaklaşık 1,5 ay kaldı.

Seçimler siyasal bir davranış. Peki, “siyasetçiler” siyaset biliminden ne kadar yararlanıyor?

Biyologlar biyolojiden; hukukçular hukuk biliminden; astronomlar astronomi ve uzay bilimlerinden; botanikçiler botanik biliminden; kimyacılar kimya biliminden; doktorlar tıp biliminden; sosyologlar sosyolojiden ve pek çok meslek o mesleğin ilgili biliminden yararlanıp ona göre davranırken yukarıdaki sorunun yanıtı nedir?

Ben, Türkiye’deki siyaset/çilerin “bodosloma biliminden” yararlandığına tanık oldum yıllarca.

Ülkemizdeki siyaset ve özellikle particilik siyaseti bir anlamda “kör dövüşü” ya da bir “karakucak güreşi”ni andırıyor.

Oysa siyaset/çilerin siyasetin “biliminden” olduğu kadar psikoloji biliminden de yararlanması gerekiyor.

“BİREYSEL” TRAVMALAR

“Bireysel” ruhsal travmalar, kişiler üzerinde korku ve dehşet yaratan, çaresizlik duygusu oluşturan ani ve beklenmedik olayların neden olduğu etkilerdir.

Ani ölümler, boşanmalar, doğumlar, doğal afetler, kazalar, ağır hastalıklar, iflaslar, yenilgiler, sınav-okul ve mesleki başarısızlıklar, savaşlar ve tecavüzler gibi pek çok olay bireyler üzerinde travma yaratır.

֍ ֍ ֍

Ben, travmatik yapının doğuştan da geldiğine inanan psikologlardanım. Bana göre, travma doğuştan ve/veya sonradan “edinilir.”

֍ ֍ ֍

Travmalar yaşanan o anla sınırlı kalmaz yaşam boyu da devam edebilir. Bu duruma, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ya da travma sonrası stres hastalığı (TSSH) denir.

Bunun pek çok etkisi vardır. En başta geleni herkesin bildiği depresyondur. TSSB yaşayan insanlar “aşırı uyarılma” ile karşı karşıyadır. Sürekli tedirgin, alıngan, yay gibi gerilmiş, anlama sıkıntısı içinde ve genel olarak “aşırı uyarılmış” durumdadırlar.

Doğuştan ya da sonradan “edinilen travma” sonucu anne babalar bunu evde çocuklarına da “bulaştırırlar” ve travmatik bir aile oluşur, bu sonra giderek “patolojik aile” yapısına dönüşebilir.

Bu tür evlerde, normal bir olayda bile kavga ediyormuş gibi bağırarak konuşulur; anne bağırır, baba bağırır ve çocuk bağırır!

Ve bu durumu, konu değiştirerek, anlamları bozarak “normalize” ederler!

“TOPLUMSAL” TRAVMALAR

Şimdi sizlere, seçim öncesi psikolog ve psikiyatristlerin de üzerinde çok fazla ilgisini yoğunlaştırmadığı “toplumsal travmalar” ve “toplumsal travmaların seçim zaferleri üzerindeki etkisi”nden söz etmek istiyorum.


Sosyal Psikiyatri:
Yeniden Düşünülmeli ve Kurulmalı


Sosyal psikolojinin ilgi alanına girdiği düşünülebilir ama ben yeni bir açılım yaparak bu konunun –yeniden kurulması gereken- “sosyal psikiyatrinin” alanında olduğunu düşünüyorum.

Şöyle ki; “toplumsal” travmalar üzerinden seçimler kazanılır ya da kaybedilir.

Darbeler veya darbe girişimleri…

Büyük ekonomik krizler…

Skandallar…

Büyük yolsuzluklar…

Depremler…

Teröristlerle mücadelede büyük başarı ya da büyük başarısızlıklar, sembol isimlerin yakalanması…

Ve benzeri toplumsal travmaları yaşayan kitleler, yaşadıkları çaresizliklere tepki olarak “öteki”ne yönelir ve “reddiye oyları” vererek, sevmese de sevmediğine seçim kazandırabilir.

Bu tür durumlarda kitlelerin “tek düşüncesi” yaşadığı travmadan kurtulmak, onunla tekrar “yüzleşmemektir.”

Ruhsal yıkıntıdan “Kurtuluş” artık öteki’dir!

Toplumsal travmalar kimi zaman da, toplum üzerine “yapışmış” bulunan “Şartlı refleksleri” (şartlanmaları) yok eder.

Yani kimi travmalar toplumun gözünü açar, kimileri de toplumun gözünü kapatır.

֍ ֍ ֍

Bunları bilip de yararlanan siyaset/çiler var mıdır?

Yoksa bizim siyaset/çiler yalnızca “aday pazarı” ile mi ilgilenmektedirler?

(Yeniçağ, 11.02.2019, Pazartesi)
   
Arkadasima Gonder  Yazdir
 Puanla :
 Puan Durum :
  Düşünce / Yorum
Henüz gönderilmiş Yorum / Düşünce kaydı yoktur.
Düşünce / Yorum Yaz
  Diger Yazilari (Son 15 Yazi)
 12.07.2020 MÜTHİŞ GERÇEK VE ANLAM FAZLASINA TESLİM OLMAK®
 12.07.2020 BOŞ KESİNLİK!
 06.07.2020 ÖZNE İLE NESNEYİ AYIRT EDEMEMEK!
 06.07.2020 ATATÜRK’Ü KİMSE UMURSAMADI
 29.06.2020 “ATATÜRK YANLIŞ YERE DEFNEDİLDİ!”
 28.06.2020 KILIÇLA İSTANBUL’U, TABLOYLA GÖNÜLLERİ FETHETMEK
 22.06.2020 AYASOFYA VE ATATÜRK’ÜN İMZASI GERÇEĞİ
 14.06.2020 OTORİTE VE MEDYA ÇATIŞMASI
 14.06.2020 MUHAMMED ALİ’NİN MANİFESTOSU
 08.06.2020 KUTSALLARI “NESNELEŞTİRMEK”
 31.05.2020 MUSTAFA KEMAL’İN ÇEKTİĞİ ACI
 17.05.2020 “PAŞA, PAŞA.. DEVLETİ KURTARABİLİRSİN!”
 03.05.2020 DENİZLER
 26.04.2020 “VİCDANSIZ BİR NESNE”® OLARAK İNSAN
 19.04.2020 “TIKAYICI BİR SORU”®
  17.04.2020 23:39:00
yusuf İNAN
SAYIN VEKİLİM ZEYNEL EMRE BEY KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN ART...

15.04.2020 13:42:00
Sibel gunaydın
Hulki Bey merhaba, endüstri devrimi ile beraber oluşan iş...

14.04.2020 23:16:00
İsmail Demirtaş
Sayın Hocam Merhaba 1996-1997-1998 Yıllarında (yılını ta...

10.04.2020 23:53:00
Hikmet Kul
Sosyal mesafe ve bireysel izolasyon diye haftalardır bağı...

08.02.2020 14:08:00
Kenan Koraltan
Sevgili Cevizoğlu eski Cumhuriyet dönemi denizcilik bakan...

08.02.2020 01:04:00
Muzaffer BAŞ
Merhaba. Belki ben yeterince takipçi olamadım ama progra...

08.02.2020 00:51:00
İsim vermek istemiyorum
Hulki bey, cockpltte kuleyle konuşan kaptan ise uçağı uçu...

08.02.2020 00:47:00
İlker Keskin
Programı ilgiyle izliyorum. Övgün Ahmet hocama Jeofizik m...

08.02.2020 00:41:00
seyfettin sönmez
Sayın Hulki Cevizoğlu, Uçak kazası ile ilgili olarak b...

08.02.2020 00:34:00
HAKKI YALCIN
Kusura bakmayın, tweet atamadım. Youtube ve benzeri sitel...

 
 Site Ici Hizli Arama
 

  İletişim Kulübü
E-Posta :
Şifre :
    Beni Hatırla
   

  Yeni Kayıt  Şifremi Unuttum

 
Gizlilik SözleşmesiTelif Bilgisi
Son Güncelleme : 14 Temmuz 2020 Salı
Tüm Hakları Ceviz Kabuğu'na aittir 1994-2020 © İzinsiz alıntı yapılamaz.
Tasarım & Kod : GDTC