22 Şubat 2019 Cuma   

 Gündem

 Bu Hafta

 Kitaplar

Özgeçmiş

Yazı Arşivi

Fotoğraflar

Sık Sorulan Sorular

 
 Hulki Cevizoglu Yazilar

21 Ocak 2019 Pazartesi
Ceviz Kabuğu

MODERN KAFATASÇILIK!

Son günlerde yeni bir “moda” peydah (!) oldu: “10 yıl önce 10 yıl sonra” (10yearschallenge) akımı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan da, vatandaşlar da bu akıma kapıldı. Ben de “kaçamadım” ve twitter’da fotoğraf paylaştım.

Şimdi biraz analitik yaklaşalım ve sizi korkutalım (Hoş, Türk insanının bu ülkede korkacak nesi kaldıysa!)

TOPLUMSAL DENEYLER

İnsanlar, özellikle cep telefonları ile gündelik etkinliklerini kaydediyor ve bu kayıtları (verileri) diğer insanlarla (tanımadıklarıyla da) sosyal medyada paylaşıyor. Ben bu cep telefonlarına “insanın kara kutusu” diyor ve bizim köyde, “kaybolmasın” diye ineklerin boynuna takılan çana benzetiyorum. Kaybolmayalım (!) diye boyunlara asılan bu “inek çanı” ben dâhil hepimizde var.

Bu tür “toplumsal deneylerde” (ki, bunun da deneysel amaçla çıkarıldığını, öyle olmasa bile sonradan deney amacıyla kullanıldığını düşünenlerdenim), deneyden kaçamayacağınız bir çekicilik söz konusudur.

“Ben” de, “ben” de orada olmalıyım, duygusu sizi tutsak alır.

Buradaki “ben”, sizin egonuz yani kimlik ve benliğinizdir. Mutlaka öne çıkmak ister.

Siz öne çıktıkça, kontrol edilemez biçimde deney alanının daha çok içine çekilirsiniz, deney evreni deneyciler (kuklacılar da diyebiliriz) açısından zenginleşir ve çok verimli hâle gelir.

Çok uzatmak istemem. Meraklısı, küçük bir internet araştırması ile istediği güzel bilgilere ulaşabilir. “Ben” (!) kısaca bilgilendireyim.

BİYOMETRİK DENETİM, TEKNOLOJİNİN LANETİ

“10 yıl önce 10 yıl sonra” akımı (modası), biyometrik bir uygulama aslında.

Biyometri nedir derseniz, en basit açıklaması, hepimizin bildiği parmak izi uygulamasıdır, yani kimlik bilgisidir.

Her teknolojik gelişmede olduğu gibi, biyometrinin kullanıldığı olumlu uygulamalar var. Tıp ve sağlık alanındaki kimi kontrol sistemleri biyometrik çalışmalara dayanıyor.

“Teknoloji felsefecileri” teknolojinin nimet mi lanet mi olduğu konusunda ikiyi bölünmüş durumdadır.

En ünlü filozoflar arasında “insanın teknolojinin kölesi” olduğunu savunanlar vardır. Teknolojiyi kullanan ve icat eden insan olduğu için, bence bu sözün anlamı aslında, teknoloji yoluyla “insanın insanı köleleştirmesi” demektir.

İnsanın gündelik yaşamına parmak izi uygulaması ile giren biyometrik uygulamalar, fiziki ve davranışsal olarak iki grupta karşımıza çıkıyor.

Fiziki biyometrik uygulamalar, yüz, ses, el geometrisi, göz irisi ve göz retinasından kimlik belirleme ve kimlik takibi.

Davranışsal biyometrik izlemeler ise insanın elinden tıkan imza, yazı; ağzından çıkan ses (konuşma tarzı), dudak hareketleri ve yürüyüş biçiminde toplanıyor.

NİCELLEŞTİRİLMİŞ BENLİK HAREKETİ (ÖZTAKİP)

Sağlık alanında, işimizi kolaylaştıran ve “nicelleştirilmiş benlik hareketi” adı verilen “öztakip” (selftracking) sistemi var.

Hastaların kendi kalp atış hızını, nefes almasını, uyku süresini ve hapşırmasını/tıksırmasını izlemek ve bunun doktor tarafından analize tabi tutulması bile “kayıt altına alma” ve kontrol anlamına geliyor.

Yüz tanıma sistemleri binalara giriş çıkışta kimlik doğrulamada, suçlu kimlik tespitinde, akıllı ev sistemlerinde, giyilebilir nesnelerde, ünlü sosyal paylaşım sitelerinde, eğlence uygulamalarında, kayıpların bulunmasında ve elektronik ticarette kullanılır duruma geldi.

“Teknoloji nimet mi lanet mi” tartışmasının lanet bölümüne baktığımızda, “özel” yaşamın yok edildiğini, “özel yaşamın gönüllü olarak servis edildiğini” görüyoruz. Mahremiyetlerin yok edildiği bir distopya çıkıyor karşımıza.

Bu, George Orwell’in sözünü ettiği “Büyük Birader Bizi İzliyor” (Big brothers waching us) gerçeği.

Biz, irademiz dışında yüzümüzün tanınmasını istemiyor olabiliriz. Ama, sistem bizi gönüllü köle haline getiriyor ve farkında olmadan “10 yıl önce 10 yıl sonra” fotoğraflarımızı paylaşıyoruz. Seve seve.

Devletler ve devleşen özel şirketler böylece tüm insanlardan veri topluyor. Bu veriler nerede, nasıl ve bize sormadan (ya da mecbur bırakılarak) nasıl kullanılıyor? Bunlar etik mi?

Bu verileri istihbarat servisleri hangi amaçla kullanıyor? Örneğin, FBI’ın veritabanında 117 milyon yetişkinin fotoğrafının kayıtlı olduğu internet haberinde bile yer alıyor. Buna rağmen, İstanbul’da konsoloslukta parçalara ayrılan Suud/Amerikan gazeteci Kaşıkçı’nın katilleri bulunamıyor!!

Demek ki, işin içine politik çıkarlar girince, teknoloji de, takip sistemi de, yüz okuma sistemi de fayda etmiyor!

“BEN” DE…

Bu son akıma ben de uydum.

Ama “iradi biçimde”, distopyadan “kaçarak”, 10 yıl önceki değil, 50 yıl önceki fotoğrafımla.

Twitter’da paylaştığım fotoğraf ve notu burada sizlerle de paylaşıyorum:

Yukarıdaki fotoğrafların yazısı da şöyleydi: “Sosyal medyadaki ‘10yearschallenge’ modasına yaklaşık 50 yıl önceki fotoğrafımla meydan okuyorum  (Ortadaki yakışıklı benim).”

İNTERNET YOLUYLA MODERN KAFATASÇILIK

Yüz görüntülerinin analizinde gözler arasındaki mesafe, göz çukurlarının derinliği, burun genişliği, ağız ve çene kenarlarındaki mesafeler, elmacık kemiklerinin biçimi, çene hattının uzunluğu gibi bütün yüz yapısı ölçülüyormuş.

Bunlar bize hemen bir şeyi çağrıştırıyor değil mi?

Yıllar önce yapılan kafatası ölçümlerini.

Fizik antropolojinin bilimsel kafatası ölçümleri artık sanal dünyada, internet uygulamaları ile “modern kafatasçılığa” dönüşmüştür.

(Yeniçağ, 21.01.2019, Pazartesi)
   
Arkadasima Gonder  Yazdir

Okunma : 1430 Kisi

 Puanla :
 Puan Durum :
  Düşünce / Yorum
Henüz gönderilmiş Yorum / Düşünce kaydı yoktur.
Düşünce / Yorum Yaz
  Diger Yazilari (Son 15 Yazi)
 18.02.2019 KAŞIKÇI OLAYI ÇÖZÜLDÜ (Okuma : 2146 Kisi - Yorum : 0 Mesaj)
 10.02.2019 SEÇİM KAZANMADA TRAVMA FAKTÖRÜ (Okuma : 1178 Kisi - Yorum : 0 Mesaj)
 27.01.2019 MEHMET ÂKİF’TEN DERSLER (Okuma : 1375 Kisi - Yorum : 0 Mesaj)
 13.01.2019 “BIRAK BENİ HAYKIRAYIM” (Okuma : 1394 Kisi - Yorum : 0 Mesaj)
 31.12.2018 YAŞAM SEVİNCİYLE DOLU MUTLU YILLAR (Okuma : 1799 Kisi - Yorum : 0 Mesaj)
 24.12.2018 “PAYİTAHT ABDÜLHAMİD” VE CASUS VAMBERY (Okuma : 1931 Kisi - Yorum : 0 Mesaj)
 17.12.2018 TÜRK RÖNESANSININ EMEKÇİSİ, BOZKURT GÜVENÇ (Okuma : 1147 Kisi - Yorum : 0 Mesaj)
 09.12.2018 “YENİ TOPLUMSAL HAREKETLER” VE PARİS’İN SARI YELEKLİLERİ (Okuma : 1706 Kisi - Yorum : 0 Mesaj)
 02.12.2018 NAFAKAYI TOPLUMSAL RATİNG ÖDÜYOR ya da KÖTÜ ÖRNEKLERİ KLONLAMAK (Okuma : 1041 Kisi - Yorum : 0 Mesaj)
 26.11.2018 HER MAHALLEYE BİR MASALCI (Okuma : 2280 Kisi - Yorum : 0 Mesaj)
 19.11.2018 BİZ HİÇ MODERN OLMADIK (Okuma : 2146 Kisi - Yorum : 0 Mesaj)
 12.11.2018 CESEDİ YEDİLER Mİ? (Okuma : 2112 Kisi - Yorum : 0 Mesaj)
 05.11.2018 21. YÜZYILDA, SUUDİ ARABİSTAN DEVLETİ... (Okuma : 1458 Kisi - Yorum : 0 Mesaj)
 29.10.2018 CUMHURİYETİN SOSYOLOJİSİ (Okuma : 2165 Kisi - Yorum : 0 Mesaj)
 22.10.2018 Konsoloslukta Cinayet: SERİ KATİLLERİN PROFİLLERİ (Okuma : 2267 Kisi - Yorum : 0 Mesaj)
  14.01.2019 05:01:00
Mustafa Kaan Ültemek
Gününüz esen olsun Hulki Bey, öncelikle ulusal hafızam...

01.01.2019 23:17:00
Mesut Gökalp
İyi günler öncelikle çalışmalarınız için teşekkürlerimi s...

16.12.2018 22:27:00
ali
Merhabalar Geçen hafta Yaşar Nuri Öztürkün kağan youtu...

07.11.2018 11:46:00
ismail kurt
sayın hulki cevizoğlu, kazım mirşan beyi ceviz kabuğuna k...

04.11.2018 16:43:00
Ahmet Rufai Kaya
Hulki bey mrb sizi Ceviz Kabuğu programından tanıdım, ve ...

11.09.2018 07:58:00
Gokhan
Cep telefonları için site uygulaması (apk) yapmayı düşünü...

10.09.2018 16:40:00
Muharrem celhan
Bilincimız bizim ait yazınız bana Çok ilginç geldi bazı K...

05.08.2018 14:12:00
Rasim Duman
Merhaba, Sn Cevizoğlu, Öğretmenim, Üsküdar YIlmaz Soyak İ...

01.08.2018 12:36:00
Zeynep Cakiroglu Tezgel
Hulki Bey merhaba, Sayfanızda ceviz kabuğu programı iç...

27.07.2018 00:43:00
Cemile hitay
Programın başında orta yaş sonrasnda bireyin dinlenme sü...

 
 Site Ici Hizli Arama
 

  İletişim Kulübü
E-Posta :
Şifre :
    Beni Hatırla
   

  Yeni Kayıt  Şifremi Unuttum

 
Gizlilik SözleşmesiTelif Bilgisi
Son Güncelleme : 22 Şubat 2019 Cuma
Tüm Hakları Ceviz Kabuğu'na aittir 1994-2019 © İzinsiz alıntı yapılamaz.
Tasarım & Kod : GDTC