18 Ocak 2020 Cumartesi   

 Gündem

 Bu Hafta

 Kitaplar

Özgeçmiş

Yazı Arşivi

Fotoğraflar

Sık Sorulan Sorular

 
 Hulki Cevizoglu Yazilar

24 Eylül 2018 Pazartesi
Yeniçağ Gazetesi

İNTİHARLA DALGA GEÇİLMEZ

Medyamız birkaç gündür toplumsal boyuta taşınan bir intihar haberi veriyor:

“Kocaeli’nde lise birinci sınıf öğrencisi oğluna okul kıyafeti alamayan baba, evinin banyosunda kendisini asarak hayatına son verdi.”

Olayı ciddi bulup üzülen çoğunluğun yanı sıra ciddi bulmayıp eleştiren insanlar da var!

Bir medya mensubu olmanın yanı sıra “yeni” uzman psikolog kimliğimle şunu söyleyebilirim.

İntihar, kendisine ve topluma yabancılaşmış kişinin ileri derecede bireysel bir ruhsal durumunun sonucudur. Asla dalga geçilemez.

TEHLİKELİ VE BULAŞICI

Çok boyutlu psiko-sosyal bir olgu olan intihar tehlikeli ve bulaşıcıdır.

Zihinsel/ruhsal özelliği kadar biyokimyasal ve sosyal nedenlere de dayanır.
Bireysel ve toplumsal stresle tetiklenir.

İntiharlarda kendini ya da dış dünyayı cezalandırma mesajı olabilir. Kendini cezalandırıcı intiharda ise, pişmanlık ve özrün kabulü isteği vardır (Lebra).

Tedavisi genellikle mümkün olan diğer hastalıkların üzücü bir sonucu –önlenebilir bir trajedi- olarak görülmektedir (Battin).

Her ülkenin intihara yaklaşımı farklıdır. Örneğin Japonya’da “onura dayalı” çok geniş bir “intihar kültürü” vardır. Bunları okurken bile neredeyse insanın başı döner! Japonya’da neredeyse her konu intihara neden olabilir!

İNTİHAR EDENLERİN PSİKOLOJİK OTOPSİSİ

İntiharın “bireysel boyutu” ile ilgilenen psikolojide farklı açıklamalar vardır.

Bunların başlıcaları Psikanalitik Yaklaşım (Freud), Sosyal Güdüsel Yaklaşım (Erich Fromm) ve Genetik Yaklaşım’dır (Richard ve Munafo).

İntihar edenlerle ilgili yapılan araştırmalarda en sık olarak görülen 100 semptom (belirti) kaydedilmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır:

1. Kilo kaybı;
2. Konuşkanlıkta azalma;
3. İntihardan önceki 10 yıl içinde sık sık iş değiştirme;
4. Ani baş dönmeleri;
5. Altı aydan uzun süre işsiz kalma;
6. Olağan yaşam şeklinde değişiklik;
7. Polisle sorun yaşama;
8. Dinle her zamankinden yoğun ilgilenme;
9. Olağandışı düşünceler;
10. Kirli kıyafetler giyme;
11. Yüksek sesle konuşma, gürültücülük;
12. “Sefalete düşmekten” korkma;
13. Basit aritmetik soruları yapmada zorlanma;

Hastalık kategorileri ise şunlardır:
1. Duygudurum bozukluğu;
2. Alkolizm;
3. Antisosyal kişilik bozukluğu;
4. Anksiyete bozuklukları;
5. Madde bağımlılığı;
6. Eşcinsellik;
7. Histeri;
8. Zeka geriliği;
9. Obsesif kompulsif kişilik bozukluğu: organik beyin bozukluğu;
10. Fobik bozukluk;
11. Şizofreni (Robins).

TOPLUMSAL VE FELSEFİ BOYUTU

Psikoloji kadar sosyoloji de intiharı açıklamaya çalışmaktadır. Toplum bilimin kurucularından Emile Durkheim’a göre, toplumsal değişmenin hızlı olduğu dönemlerde geleneksel norm ve değerlerin zedelenmesiyle ortaya çıkan “bilinmezlik/belirsizlik” bireyi kuralsızlığa (anomi) iter ve intihara neden olur.

İntihar, medya mensuplarının haber ve polemiklerinin çok üzerinde felsefenin de temel tartışma konularından birisini oluşturur.

Bu konuya geniş yer ayıran Camus, Hume, Schopenhauer ve Nietzsche gibi filozofların büyük kısmı –kendi sıkıntılı yaşantılarından kaynaklanıyor olsa gerek- intiharı özendirici tavırla olumlarken, Kant gibi çok az bir kısmı tersini savunmuştur. İntihar Camus’ya göre “endişelerin çözümü”, Hume’a göre “insan mutluluğu ve güvenliğini sağlamanın çözüm yolu”, Schopenhauer’a göre “yaşanmaya değmeyen hayatta kötülüklerden kurtulmanın yolu” ve Nietzsche’ye göre de “insanın hakkı, ayrıcalığı ve ona verilen bir armağandır”. Nietzsche, Camus ve onları izleyenlere göre intihar “hiçliğin hürriyeti”dir. Çünkü onlara göre her şey “hiçlik”tir. Diğer filozoflardan farklı düşünen Kant’a göre ise “intihar tiksindirici bir davranıştır.” İğrenç ve hayvanca bir davranış olduğu için Tanrı tarafından yasaklanmıştır.

֍ ֍ ֍

Yukarıdaki açıklamalarda gördüğümüz gibi, bir baba “oğluna oyuncak ya da pantolon alamadığı için” de intihar edebilir, işsiz kaldığı ve onuru kırıldığı için de.

En hafifinden Rosa Luxemburg’un sözleriyle bağlayayım: “Hareket etmeyen zincirlerini fark edemez.”

Bu, “onur” için de, medyamız için de geçerli.

(Yeniçağ, 24.09.2018, Pazartesi)




   
Arkadasima Gonder  Yazdir
 Puanla :
 Puan Durum :
  Düşünce / Yorum
Henüz gönderilmiş Yorum / Düşünce kaydı yoktur.
Düşünce / Yorum Yaz
  Diger Yazilari (Son 15 Yazi)
 13.01.2020 KUTUP KADINLAR®
 11.01.2020 RETORİĞİN BÜYÜSÜ, İNSANLIĞIN ÖLÜMÜ!
 05.01.2020 ÜMMET ZALİM İŞBİRLİĞİ
 04.01.2020 ORDU GÖNDERMEK VE SERSERİLİK!
 29.12.2019 “Kanal İstanbul”: TEK DÜNYA DEVLETİ PROJESİ
 23.12.2019 İSTİKLAL SOSYOLOJİSİ
 21.12.2019 Hablemitoğlu Suikastı ve MEDYATİK BENLİK®
 15.12.2019 “KÖRLÜK ÇAĞI”NA IŞIK OLMAK
 15.12.2019 “BENİ YANLIŞ ANLADINIZ SENDROMU!”®
 09.12.2019 HAYALİN ÖLÜMÜ!
 08.12.2019 HÜKÜMDAR VE HALK KİTLESEL AHLAKSIZLIK
 01.12.2019 KOLEKTİF UNUTMA!
 30.11.2019 BİR “KUSURSUZ CİNAYET” İŞLENDİ
 24.11.2019 ATATÜRK’Ü ÖLDÜREN DE, HALKTAN GİZLEYEN DE…
 23.11.2019 YALANCI PEYGAMBERLER!
  11.01.2020 00:11:00
Orkun Kubilay
Bir programınızda da kadının sadece “İfadesine dayalı” , ...

11.01.2020 00:05:00
Orkun Kubilay
Pozitif ayrımcılığı , negatif yönde kullanan düşündürücü ...

10.01.2020 22:24:00
Özgürefe Özyeşilpınar
Sayın Cevizoğlu, Her zaman büyük bir keyifle izleyip, so...

10.01.2020 11:13:00
Yıldız Barbay
Degerli Hulki Hocam , programlarınızı ilgi ve merakla tak...

28.12.2019 22:14:00
Nurşen Fidan
Hulki Bey dünkü programın videosu Halk TVnin web sitesind...

28.12.2019 14:00:00
RECEP LAFÇI
Hulki Bey, sizi büyük bir keyifle izliyorum. Dürüst ve gü...

24.12.2019 00:02:00
Hayriye Karliova
Flroidadan yazıyorum. 13 Aralık tarihinde Sn. Özakınc...

21.12.2019 01:04:00
Dr Levent dursun
Orhan Karaveli İstiklal marşını ilk dinleyen kişinin anne...

21.12.2019 00:36:00
Gülsün Gökalp
M.Akif sosyalist görüşe sahip bir kişi olarak hayatımda i...

20.12.2019 21:51:00
Mehmet Ergin Gülapoğlu
Şu anda sizi zevk ve dikkatle dinliyorum. Hepsi olmasa b...

 
 Site Ici Hizli Arama
 

  İletişim Kulübü
E-Posta :
Şifre :
    Beni Hatırla
   

  Yeni Kayıt  Şifremi Unuttum

 
Gizlilik SözleşmesiTelif Bilgisi
Son Güncelleme : 18 Ocak 2020 Cumartesi
Tüm Hakları Ceviz Kabuğu'na aittir 1994-2020 © İzinsiz alıntı yapılamaz.
Tasarım & Kod : GDTC