24 Eylül 2018 Pazartesi   

 Gündem

 Bu Hafta

 Kitaplar

Özgeçmiş

Yazı Arşivi

Fotoğraflar

Sık Sorulan Sorular

 
 Hulki Cevizoğlu Yazılar

8 Mayıs 2014 Perşembe
Ceviz Kabuğu

ORDO AB CHAOS (Önce “Kaos” Sonra “Düzen”)


Dün, bugün, gelecek…
İki gün önce Deniz Gezmişlerin idamının 42.yıldönümü idi. Bu vesileyle o dönemleri yeniden hatırladık, andık.
Bugün 12 yıllık AKP’li yılları yaşıyoruz. Adında “adalet” olan ama uygulamasında olmayan, koca bir ülkenin hukuk sistemini darmadağın eden bir iktidara mahkûm olarak.
Yakın gelecekte ise Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler var.
Tüm bunları bir arada düşünerek “ordo ab chaos” denen (önce kaos yarat, sonra istediğin gibi düzenle) yöntemine değinmek istiyorum.
Bu yabancı sözün bizim dilimizdeki karşılığı açık ve net:
“Ölümü göster, sıtmaya razı et!”

*

ABD’li bankacı, iş adamı David Rockefeller’ın kitap ve röportajlarından derlenmiş bir metin vardı. Rockefeller’ın söylediklerinin başlıklarını daha önce yazmıştım. (“Bunlar olmuş olabilir mi?”, Yeniçağ, 10 Ağustos 2013.)

Siyasal ve toplumsal düzenlemeler yapılırken, bizler ise yalnızca birer “oy verici” konumuna düşürülürken Rockefeller’ın aşağıda özetleyeceğim itiraflarını göz önünde bulundurmalıyız.

“DARBEYİ BİZ YAPTIRDIK!”

Türkiye’deki 1980 darbesi de bizim isteklerimiz doğrultusunda yapıldı. O zamanlar ülkede bir solcular, bir sağcılar iktidara geliyor ve bizim isteklerimiz doğrultusunda ülke ekonomisini yönlendiriyorlardı.

Fakat Amerika ve Avrupa’da gelişmiş ülkelerin piyasaları doyuma ulaşmışlar ve biz yeteri kadar mal satamaz olmuştuk. Bunun üzerine diğer az gelişmiş ülkelere uyguladığımız planı onlara da uygulamak istedik ve serbest piyasa ekonomisine geçmelerini ve ithalatın serbest bırakılmasını talep ettik. Bu istediğimizi kabul etmiş görünüyorlar, fakat işi uzatıyorlardı.

En sonunda bu ikilem yine bildiğimiz yollarla, Ordo Ab Chaos ile çözüldü. Yani önce kaos, sonra düzen.

Provokatörlerimiz aracılığıyla sağ ve sol ideoloji kavgaları başlatıldı. Aslında başında onay vermiş gibi göründüğümüz Kıbrıs Savaşı’ndan sonra ülkeye uygulanan ambargo sayesinde halk canından bezmiş, ülkede yağ ve tuz bile bulunamaz olmuştu. Karaborsacılar zenginleşirken halk iyice sefalete düşmüştü.
Ülkeye gönderilen provokatörlerimiz (kışkırtıcılar) için bu halkı kışkırtmak hiç zor olmadı. Ülke halkı sağcı ve solcu olarak iyiye bölündü ve çatışmaya başladılar. Olaylar öyle bir dereceye geldi ki, her gün elli-altmış kişi sokak çatışmalarında ölmeye başlamıştı. Bütün ülke terör korkusu altında eziliyordu. İnsanlar akşamları sokağa çıkamaz olmuştu. Her an bir serseri kurşuna hedef olmak vardı.

Binlerce Türk genci uydurma ideolojiler uğruna can vermişti.

Hükümetler birbiri arkasına iktidara geliyor fakat olayları önleyemiyorlardı.

Sonra darbe geldi ve bütün olaylar bıçak gibi kesiliverdi. Zavallı ülke halkı bu sözde başarıyı darbenin bir neticesi olarak gördü. Çünkü nihayet terörizm sona ermiş, ülkeye huzur gelmişti! Aslında provokatörlerin görevi bitmiş, sahneden çekilmişlerdi.

Burada oynanan oyun, halkı umutsuz ve çaresiz bir duruma düşürmek ve onlara bir “kurtarıcı” sunmaktır; ondan sonra bu kurtarıcı ne yaparsan yapsın hemen kabullenecektir!!!


“DARBECİLER YÖNETİMİ İSTEDİĞİMİZ KİŞİYE VERDİ”

Askeri hükümet bir süre devlet yöneticiliği yaptı ve bizim belirlediğimiz bir kişiye yönetimi devretti. Bu Turgut Özal’dı.
Özal, tam da bizim isteklerimiz doğrultusunda ülkenin kapılarını bize sonuna kadar açtı.

Bizim şirketlerimiz bu bakir piyasaya kurtlar gibi saldırdılar. İlk önceleri fiyatları çok düşük tutarak yerli sanayinin rekabet gücünü düşürdüler. Ülke artık Amerikan ve Avrupa yapımı mallarla dolmuştu. Sanayi şirketlerimiz stoklarını eritirken finans şirketlerimiz de ülkeyi artan ithalatı karşılayabilmeleri için yüksek faizlerle borç yatağına sürüklüyorlardı.

Bu arada, Özal bütün bunların yapılabilmesi için gereken kanunları yavaş yavaş çıkarmıştı. Bu ülke vahşi kapitalist sistemle o kadar çabuk uyum sağladı ki, bizim bile düşünemediğimiz hayali ihracat gibi vurgun yöntemleri keşfettiler. İnsanlar artık en kısa ve en kolay yönden servet yapmanın peşine düştüler. Rüşvet, devlet bankalarının çeşitli entrikalarla soyulmaları, banker skandalları birkaç örnek…

… Devlet işletmeleri ise bizim istediğimiz yöneticilerin atanmaları sağlanarak zarar ettiriliyordu. Sonunda bu işletmeler ya kapatılıyor, ya da özelleştirme hikâyesiyle, ucuz fiyatlarla şirketlerimiz tarafından ele geçiriliyordu.

Beyni yıkandığı için temiz hayallerle işe başlayan Özal, sonunda bu sistemin gerçeklerini görerek kendisini de kapitalizmin çarklarına kaptırdı. Ailesini ve yakın çevresini zengin etmeye başladı.
Öyle bir duruma geldiler ki Özal’ın çevresinde prens ve prensesler ortaya çıkmaya başlamış, biz ülke monarşizme dönüyor diyerek kaygılanmaya başlamıştık!!!


"KÜRT DEVLETİ PROJESİ" İÇİN ÖNCE ÖRGÜT YARATTIK

Her neyse, ülke insanının tepkisini ölçmek için kendisinden Kürt devleti fikirlerinden bahsetmesini istedik. Fakat bu düşünceler kendisine pahalıya mal oldu.

Biz de Kürt devleti projemizi hayata geçirmek için *** denilen bir örgüt yaratıldı. Bu örgütle uğraşmak ülke ekonomisine çok büyük zarar verdi ve şu anda koskoca Osmanlı İmparatorluğu'ndan geriye kalan bir avuç toprakta varlığını sürdüren Türkiye, bizim hiçbir istediğimiz geri çevirecek durumda değil.

*

1.Acaba: Acaba, bu sözler yalan mı?

2.Acaba: Acaba, AKP “Biz Menderes’in, Özal’ın devamıyız” derken yukarıdaki sözleri mi kastediyor?

3. Acaba: Acaba, Cumhurbaşkanlığı seçiminde ne yapacağız?

(Yurt Gazetesi, 08.05.2014, Perşembe)
   
Arkadaşıma Gönder  Yazdır

Okunma : 4348 Kişi

 Puanla :
 Puan Durum :
  Düşünce / Yorum
Henüz gönderilmiş Yorum / Düşünce kaydı yoktur.
Düşünce / Yorum Yaz
  Diğer Yazıları (Son 15 Yazı)
 24.09.2018 İNTİHARLA DALGA GEÇİLMEZ (Okuma : 359 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 17.09.2018 AKIL TEMİZLEYİCİ (Okuma : 1087 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 10.09.2018 MORTİDO (Okuma : 984 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 02.09.2018 TÖRENLER VE KOLEKTİF BELLEK (Okuma : 989 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 28.08.2018 BİZİ “BİZ” YAPAN HİKÂYELER (Okuma : 568 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 20.08.2018 BİLİNCİMİZ BİZE Mİ AİT? (Okuma : 870 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 13.08.2018 BENLİK SAVAŞLARI (Okuma : 172 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 01.02.2018 DNA SPREYİ İLE ADLİ İŞARETLEME (Adli Damga) (Okuma : 1718 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 06.03.2015 SORGULAMA TEKNİKLERİ kitabım "üniversite ders kitabı" oldu (Okuma : 8986 Kişi - Yorum : 1 Mesaj)
 15.05.2014 YÜZ KARASI VE KÖMÜR KARASI (Okuma : 5621 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 13.05.2014 KİMLER CUMHURBAŞKANI OLAMAZ? (Okuma : 4580 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 06.05.2014 Deniz Gezmişler Hakkında TARİHİ İTİRAF (Okuma : 5660 Kişi - Yorum : 0 Mesaj)
 01.05.2014 PEYGAMBER MODELİ (Yasama, Yürütme, Yargı tek elde) (Okuma : 3569 Kişi - Yorum : 1 Mesaj)
 29.04.2014 “NE KENDİ EYLEDİ RAHAT, NE HALKA VERDİ HUZUR” (Okuma : 3773 Kişi - Yorum : 2 Mesaj)
 24.04.2014 KAÇ “23 NİSAN” KALDI? (Okuma : 3937 Kişi - Yorum : 1 Mesaj)
  11.09.2018 07:58:00
Gokhan
Cep telefonları için site uygulaması (apk) yapmayı düşünü...

10.09.2018 16:40:00
Muharrem celhan
Bilincimız bizim ait yazınız bana Çok ilginç geldi bazı K...

05.08.2018 14:12:00
Rasim Duman
Merhaba, Sn Cevizoğlu, Öğretmenim, Üsküdar YIlmaz Soyak İ...

01.08.2018 12:36:00
Zeynep Cakiroglu Tezgel
Hulki Bey merhaba, Sayfanızda ceviz kabuğu programı iç...

27.07.2018 00:43:00
Cemile hitay
Programın başında orta yaş sonrasnda bireyin dinlenme sü...

23.07.2018 00:41:00
serdar kose
Merhaba Hulki Bey, Umarim yazim ve dusuncelerim tarafi...

22.07.2018 02:38:00
muhsin durlu
Türklerde felsefi düşünceler programındaki konuğunuz ve h...

16.07.2018 12:39:00
Mustafa Yıldırım
Hulki Bey, Bugün KRTde tekrarını yayınladığınız Akıl Ç...

10.07.2018 12:35:00
cagla efesoy
Hulki bey iyi gunler ailecek yillardir sizin takipciniz,i...

09.07.2018 06:47:00
Engin Tosun
Merhaba Hulki bey, Sizden bir ricam var, gunumuzde en ...

 
 Site Ici Hizli Arama
 

  İletişim Kulübü
E-Posta :
Şifre :
    Beni Hatırla
   

  Yeni Kayıt  Şifremi Unuttum

 
Gizlilik SözleşmesiTelif Bilgisi
Son Güncelleme : 24 Eylül 2018 Pazartesi
Tüm Hakları Ceviz Kabuğu'na aittir 1994-2018 © İzinsiz alıntı yapılamaz.
Tasarım & Kod : GDTC