25 Mayıs 2020 Pazartesi   

 Gündem

 Bu Hafta

 Kitaplar

Özgeçmiş

Yazı Arşivi

Fotoğraflar

Sık Sorulan Sorular

 
 Hulki Cevizoglu Yazilar

28 Aralık 2013 Cumartesi
Ceviz Kabuğu

ÖFKE YÜKLÜ DUALAR

Başlıktaki ifade Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’e ait. "Beddua" sözcüğünün karşılığı olarak kullanıyor.

Bu ifade ile Hükümet-Cemaat arasındaki dua-beddua polemiğini de yumuşatmaya çalışıyor.
*

Ama kavga o kadar büyük ki, artık vaktiyle “süngü” olan minareler kınına girmiyor, kılıfına sığmıyor.

AKP’li bakanları istifa ettiren, kabinenin üçte birinin değişmesine neden olan AKP’ye yönelik büyük yolsuzluk ve rüşvet (Pandora’nın kutusu) operasyonunun geldiği nokta şu.

Önceki gün, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı, operasyonu yürüten savcı Akkaş’ı görevden aldı. Gerekçe olarak şunları söyledi: “Her soruşturma bana bildirilecek yoksa kaos olur. 2 yıldır bildirilmeyen soruşturmalar var."

Neresinden baksanız çelişkilerle dolu bir açıklama.

Yani 2 yıldır kendisine bildirilmeyen soruşturmalar varmış ama şimdi ortaya çıkıyor ve kaos uyarısı yeni yapılıyor. Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi, “Bu ana kadar neredeydiniz?”

Üstelik, yandaş (ve patronu Ciner’in de yolsuzluk iddialarına muhatap olduğu) Habertürk Gazetesinin haberine göre, başsavcı, görevden aldığı savcıya görevi kendisi vermiş. Diyor ki Çolakkadı: “Dosyayı inceleyip bilgi vermesini söyledim. Ama o basına sızdırdı!”

Bu haber de doğru ise, işte kaos bu demektir.
*

Dün Danıştay, AKP’nin operasyon yürürken aniden yayınladığı adli kolluk yönetmeliğinin yürütmesini durdurdu.

Böylece yine mevcut sisteme dönüldü ve memurların üstlerine (ve tabii ki siyasilere) haber vermeden operasyon yapmalarının önü açılmış oldu.

Tam da bu sıralarda, Başbakan Sakarya’da miting kürsüsünde idi.
Erdoğan volkanik patlamasını burada da sürdürdü ve inanılmaz bir gafa imza attı.

Sözleri bir demokraside (hatta hiçbir diktatörlükte) görülmeyen türdendi:

“HSYK (hâkimleri) suç işledi. Suç duyurusunda bulunuyorum. “HSYK'yı kim yargılayacak? Öyle bir yetkim olsa ben yargılayacağım. Ama millet yargılayacak. Her zaman söylüyorum, ya millet ya zillet!”

Devam etti, kanunları kendisinin çıkardığını unutmuş (veya bizler unutmuşuz) gibi:

“Biz hukuktan yanayız, kanundan yana değil. Kanun hukukla bütünleşmiyorsa, orada çok ciddi sıkıntılar vardır!.”

Bunları da mı görecektik?

Bir başbakan (siyasi kişi), işi yargılamak olan hâkimlere yargılama yaptırmıyor, ama kendisi hâkimleri yargılamak istiyordu!
Üstelik, iddiaların odağındaki kişi olarak.

Yasama ve yürütme yetkisi yetmedi, yargıyı da kendisi yapmak istiyor!

Kim bilir belki bir “cesur!” hâkim bulunursa, HSYK hâkimlerinin bir gece yarısı veya sabaha karşı tutuklandığı haberlerini de duyarız!
Allah’ım aklımıza mukayyet ol.
Âmin…
*

“Eline diline dursun ya” diyor Başbakan.

Yolsuzluk iddialarını ortaya atanlara ve soruşturanlara diyor bunu.
“Henüz böyle bir ihale yok ya. Buna benzer baştan aşağıya safsata. Bir savcı adliyenin önünde basın bildirisi dağıtır mı ya? Böyle bir savcı bizim için adaletin yüzkarasıdır. Bu konuyla ilgili de suç duyurusunda bulunuyorum. Egemenlik kayıtsız şartsız yargının değildir.”

Bu ne şiddet, bu ne celal?

Önce HSYK hâkimlerini yargılamak istedi, sonra soruşturma savcısını “yüzkarası” ilan etti. (Bu sözler bile, kendisine tazminat davası açılması için yeterli değil mi?)

Ve bizlerden de, yargıya müdahale etmediğine, savcı Akkaş’ı görevden aldırmadığına inanmamızı istiyor. Öyle mi?
*

AKP, sonunda “yolsuzluğun adını milli irade yaptı!”

Yolsuzluk iddialarına karşı hesap vermemenin adı da “İstiklal Mücadelesi” oluverdi!

Mahkemeler, yargı, hukuk, adalet olmayacak mı? Sürekli olarak (ve en son dün) “Millet seçimde git derse gideriz” dedi Başbakan.
Sanki dünyada ”hukuk” diye bir şey yok. Yolsuzluk, rüşvet iddiaları, suçlar kanunsuz mu olacak? Dünyada suç işlemek serbest mi?

Yok, “Olacak ama, her konuya halk karar verir” diyorsanız o zaman “Millet mahkemeleri” mi kuracaksınız?

Bu mahkemenin başkanı siz mi olacaksınız?
*
Yaklaşık 2,5 ay önce (10.10.2013’te) “Günün Sözü” dipnotunda yazmıştım.
İbn-i Haldun diyordu ki:
“Hükümet, kendi yaptığı adaletsizlik dışındaki adaletsizliği engeller.”

600 yıl önceki bu sözün ne kadar doğru olduğunu AKP İktidarı tüm dünyaya gösterdi.
Başbakan Erdoğan, arş-ı âlâya kadar çıkan, Sırat-ı Müstakîm’e (cennet ve cehennemi birleştiren köprü, dosdoğru yol) kadar uzanan büyük yolsuzluk iddialarına karşı direniyor.
Yani, AKP Hükümeti ve Erdoğan nezdinde, polis, yargı ve adalet AKP karşıtları için geçerli hâle getirildi. Çünkü, polis ve yargı (adalet), Adalet (ve kalkınma) Partisi’ne işlemiyor, Erdoğan’ın zırhını delemiyor.

Adaletin işlemeyeceği, delemeyeceği bir adaletsizlik zırhı olabilir mi?
*

Bu arada, Başbakanın siyasi başdanışmanı, milletvekili ve yazar Yalçın Akdoğan, “Cemaatin milli orduya kumpas düzenlediğini” açıkladı.

Bu durumda, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’in silah arkadaşlarını ve TSK’nın onurunu kurtarmak için hemen eyleme geçmesi gerekmez mi?

Ne yazık ki, TSK buna şöyle yanıt verdi:
“TSK siyasi tartışmaların içinde yer almak istememektedir!”
Bu sırada, jandarmanın savcının emrini dinlemediği haberlerini de hatırlıyoruz.

Helal olsun. En büyük asker bizim asker.
*

Halkın “öfke yüklü dualarını” 30 Mart seçimlerinde hep birlikte göreceğiz, inşallah.
*

GÜNÜN SÖZÜ:

- HSYK'yı kim yargılayacak? Öyle bir yetkim olsa ben yargılayacağım. –Recep Tayyip ERDOĞAN (Başbakan)

- Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok. –MEVLANA
(Yurt Gazetesi, 28.12.2013, Cumartesi)

http://www.yurtgazetesi.com.tr/ofke-yuklu-dualar-makale,6778.html
   
Arkadasima Gonder  Yazdir
 Puanla :
 Puan Durum :
  Düşünce / Yorum
Henüz gönderilmiş Yorum / Düşünce kaydı yoktur.
Düşünce / Yorum Yaz
  Diger Yazilari (Son 15 Yazi)
 17.05.2020 “PAŞA, PAŞA.. DEVLETİ KURTARABİLİRSİN!”
 03.05.2020 DENİZLER
 26.04.2020 “VİCDANSIZ BİR NESNE”® OLARAK İNSAN
 19.04.2020 “TIKAYICI BİR SORU”®
 06.04.2020 BÜYÜSÜ BOZULAN DÜNYA
 30.03.2020 Kültürel Irkçılık: YAŞ AYRIMCILIĞI
 28.03.2020 “Demo-faşist”® BİR VİRÜSÜN SİYASAL YAPISI
 23.03.2020 BİR SALGININ TOPLUMSAL VE RUHSAL BOYUTLARI
 15.03.2020 RİSK TOPLUMU ve “ÜRETİLEN ANKSİYETE”®
 14.03.2020 Toplumsal Paniğe Karşı “ETİK SUǔ ve “AN-ETİK CEZA”®
 09.03.2020 ŞAH DA PİYON DA AYNI KUTUYA...
 07.03.2020 TEKSAS VE TOMMİKS’İN RAKİBİ KARAOĞLAN
 02.03.2020 ŞEHİTLERİMİZ HAK ETMEDİ Mİ?
 01.03.2020 Gerçeklerin Yok Edilmesi: POST-TRUTH ÇAĞI
 23.02.2020 ACILAR SOSYOLOJİSİ
  17.04.2020 23:39:00
yusuf İNAN
SAYIN VEKİLİM ZEYNEL EMRE BEY KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN ART...

15.04.2020 13:42:00
Sibel gunaydın
Hulki Bey merhaba, endüstri devrimi ile beraber oluşan iş...

14.04.2020 23:16:00
İsmail Demirtaş
Sayın Hocam Merhaba 1996-1997-1998 Yıllarında (yılını ta...

10.04.2020 23:53:00
Hikmet Kul
Sosyal mesafe ve bireysel izolasyon diye haftalardır bağı...

08.02.2020 14:08:00
Kenan Koraltan
Sevgili Cevizoğlu eski Cumhuriyet dönemi denizcilik bakan...

08.02.2020 01:04:00
Muzaffer BAŞ
Merhaba. Belki ben yeterince takipçi olamadım ama progra...

08.02.2020 00:51:00
İsim vermek istemiyorum
Hulki bey, cockpltte kuleyle konuşan kaptan ise uçağı uçu...

08.02.2020 00:47:00
İlker Keskin
Programı ilgiyle izliyorum. Övgün Ahmet hocama Jeofizik m...

08.02.2020 00:41:00
seyfettin sönmez
Sayın Hulki Cevizoğlu, Uçak kazası ile ilgili olarak b...

08.02.2020 00:34:00
HAKKI YALCIN
Kusura bakmayın, tweet atamadım. Youtube ve benzeri sitel...

 
 Site Ici Hizli Arama
 

  İletişim Kulübü
E-Posta :
Şifre :
    Beni Hatırla
   

  Yeni Kayıt  Şifremi Unuttum

 
Gizlilik SözleşmesiTelif Bilgisi
Son Güncelleme : 25 Mayıs 2020 Pazartesi
Tüm Hakları Ceviz Kabuğu'na aittir 1994-2020 © İzinsiz alıntı yapılamaz.
Tasarım & Kod : GDTC