25 Ekim 2021 Pazartesi   

 Gündem

 Bu Hafta

 Kitaplar

Özgeçmiş

Yazı Arşivi

Fotoğraflar

Sık Sorulan Sorular

 
 Hulki Cevizoglu Yazilar

31 Ekim 2013 Perşembe
Ceviz Kabuğu

GENELKURMAY BAŞKANI İSTİFA EDECEK

Daha doğrusu, “istifa etmeyi düşünüyor.”
Bunu yakınlarına da ifade etti.
Bu düşüncenin bir dışa vurumunu ise, iki gün önceki Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda (kabul töreninde) gördük.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, o törende gazetecilere, “Bir süre sonra beni de bulamayabilirsiniz” dedi.
İlk bakışta, bu sözler –kendi ifadesiyle- “Bazı marjinal grupların istifa çağrılarına” yanıt gibi algılanıyor.
Oysa aldığım duyumlar, Genelkurmay Başkanı Özel’in “istifa etmeyi düşünmesinin” öyle “Ahmet, Mehmet istedi diye istifa etmek” ile ilgisinin bulunmadığı, “kendi isteğiyle istifa” olacağı yönünde.
*
Orgeneral Özel’in açıklamalarına bu açıdan baktığımızda, bir başka önemli nokta ortaya çıkıyor:
İstifa ederim sözlerinin muhatabı –öyle marjinal gruplar(!) değil- aslında hükümet!
Yani, tam bir “kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla” durumu.
Necdet Özel, çeşitli ağır hapis cezalarına çarptırılan eski silah arkadaşlarından (ve eskiden “emredersiniz” dediği komutanlarından) gelen “Sözünde dur, istifa et” açıklamaları kadar, hükümetin tavırlarından da rahatsız.
İki arada bir derede ya da Araf’ta kalmış durumdaki komutan, “iç sıkıntısını” Cumhuriyet töreninde dışa vuruyor:
“Beni hedef tahtasına oturtursanız, ben de insanım, bir süre sonra beni de bulamayabilirsiniz.
… İstifa onurlu ve kişisel bir iştir. Ahmet, Mehmet istedi diye istifa etmem.
… Arkadaşlarımın ve milletimin güvenine bakarım. Onu kaybedip kaybetmediğime bakarım. Ben Türkiye’ye ve millete hizmet için buradayım.
Herhangi bir kaygım yok. Bazıları gibi bir yerlere gelmek gibi bir beklentim yok.”
Bu sözleri, herkesin anladığı gibi anlamak doğru değil.
Şöyle bakalım.
Yani demek istiyor ki, “Kimse üstüme gelmesin. Ben istifa etmesini bilirim. Siz istiyorsunuz diye değil, kendim kararımı verir istifa ederim. Biraz daha beklemedeyim!”
Son sözlerine bir kez daha bakalım.
“Herhangi bir kaygım yok. Bazıları gibi bir yerlere gelmek gibi bir beklentim yok.”
Ne demek bu?
Bir yerlere gelmek için beklentisi olan kim? Hükümete yakın eski Genelkurmay Başkanı Özkök mü?
Sorular çoğaltılabilir, bu değerlendirmeler reddedilebilir, yalanlanabilir, vs.
Ama gerçek şu ki, Genelkurmay Başkanı tetikte bekliyor.
***
BAŞÖRTÜSÜ (TÜRBAN) TBMM’DE…

Bu satırları yazdığım sırada türban (başörtüsü) henüz Meclis’e girmemişti.
Ama girmesine saatler kalmıştı.
Haber kanalları, yetkililerin bu konudaki açıklamalarını yayınlamakla meşguldü.
Bu yetkililerden biri olan AKP Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, 1999’da yaşanan Merve Kavakçı olayını anlatıp, merhum Ecevit’e haksız ve yanlış eleştirilerde bulundu.
Bülent Ecevit’in oylarının yüzde 22’den yüzde 1’e düşmesini, Merve Kavakçı’nın türbanla TBMM’ye girmesine karşı çıkmasına bağladı.
İnsan bu kadar izandan yoksun olur mu? Bu kadar siyasi kasıt olur mu?
Ecevit’i iktidardan düşüren olay, 1999 Ağustos depremindeki çaresizlikler ile dış kaynaklı ekonomiyi çökertme operasyonu değil miydi? (Hani, “Anayasa fırlatma” yalanı ile üstü örtülen olay!)
AKP’li Çelik, türbanın Meclis’e girmesini artık “demokratik olgunluk” olarak niteliyor.
Yandaşlar (ve ne yazık ki muhalefet içindeki destekçileri de), bu olayı özgürlükler kapsamında değerlendiriyor.
Açık söyleyeyim.
Bu tür yaklaşımlar birer gaflettir.
Çünkü, bu olayın özgürlük ile ilgisi yoktur. “AKP’nin 12 yıldır ‘özgürlük’ dediği şey, hep kendi istekleri ve Atatürk ilkelerine ters düşen şeylerdir.”
Eğer öyle olmasaydı, “İçtüzükte bir engel yok” safsatalarına sarılarak, bir bacağı tümden protez (takma) olan CHP milletvekili Şafak Pavey’e işkence etmezlerdi. Kızcağız, protezini kapatmak için pantolonla Meclis’e girmek istemiş, “içtüzük” engeli ile karşılaşmıştı.
Bu tümüyle insanlık dışı bir davranıştı.
Eyy özgürlükçüler! Hani nerede kaldı özgürlükler?..
Şunu da açıkça ifade edeyim.
Normal koşullarda ve normal bir iktidar döneminde olsaydık, türban serbest bırakılabilirdi. Oysa 12 yıllık AKP iktidarı döneminde Türkiye’de hak, hukuk, özgürlükler hak getire!..
Bugünkü koşullarda, türbanın Meclis’e girmesini “bireysel özgürlük” diye yutturmaya kalkmak; tıpkı, Ecevit’i operasyonla iktidardan düşürürken “kitap fırlatıldı” yalanına sığınmak gibidir.
Bugün de, özgürlük yalanları ile Cumhuriyet ve Atatürk ilkeleri yıkılıyor.
En basit bir örnek, daha geçenlerde, AKP’li Çelik’in yaptığı “dekolteli sunucu müdahalesidir.”
1. Soru (ve sonuç): Özgürlük sadece türbana mıdır?
2. Soru (ve sonuç): Türban Çankaya Köşkü’ne ve Başbakanlığa girdikten sonra Meclis’e girse ne olur, girmese ne olur?
***
YURT’TA YENİ YAPILANMA

Yurt Gazetesi, 29 Ekim’de okuyucularının karşısına “Bağımsız Medya Grubu” yapılanmasını anlatan bir bildiri ve yeni bir TV kanalı (SOKAK TV) duyurusuyla çıktı.
Cumhuriyetimizin 90. yılındaki bu gelişme Türk medya sistemi içinde çok büyük önem taşıyor. Sevgili Tuncay Mollaveisoğlu başkanlığındaki bu “bağımsızlık” basın tarihinde bir ilk.
Bu gelişmeye destek veren Sayın Durdu Özbolat ve emeği geçen herkesi kutluyorum.
*
GÜNÜN SÖZÜ:
Düşmanlarınızı sevin, çünkü kusurlarınızı yalnız onlar açıkça söyleyebilir. –Benjamin FRANKLİN
(Yurt Gazetesi, 31.10.2013, Perşembe)

http://www.yurtgazetesi.com.tr/genel-kurmay-baskani-istifa-edecek-makale,6215.html
   
Arkadasima Gonder  Yazdir
 Puanla :
 Puan Durum :
  Düşünce / Yorum (1 Mesaj Gönderilmiş)
-  Tülay GÜRDAL - 03.11.2013 13:32:06
Hatt-ı müdafaa yoktur sath-ı müdafaa vardır
o satıh bütün vatandır..vatanın her karış toprağı kanımızla sulanmadıkça terk olunamaz... Mustafa Kemal Atatürk

Saygılarımla,

www.tulaygurdal.com
Düşünce / Yorum Yaz
  Diger Yazilari (Son 15 Yazi)
 17.12.2018 TÜRK RÖNESANSININ EMEKÇİSİ, BOZKURT GÜVENÇ
 02.12.2018 NAFAKAYI TOPLUMSAL RATİNG ÖDÜYOR ya da KÖTÜ ÖRNEKLERİ KLONLAMAK
 05.11.2018 21. YÜZYILDA, SUUDİ ARABİSTAN DEVLETİ...
 29.10.2018 CUMHURİYETİN SOSYOLOJİSİ
 22.10.2018 Konsoloslukta Cinayet: SERİ KATİLLERİN PROFİLLERİ
 15.10.2018 ORGANSIZ BEDENLER
 01.10.2018 AKLAMA STRATEJİLERİ, UNUTMA HİLELERİ
 24.09.2018 İNTİHARLA DALGA GEÇİLMEZ
 17.09.2018 AKIL TEMİZLEYİCİ
 10.09.2018 MORTİDO
 02.09.2018 TÖRENLER VE KOLEKTİF BELLEK
 28.08.2018 BİZİ “BİZ” YAPAN HİKÂYELER
 20.08.2018 BİLİNCİMİZ BİZE Mİ AİT?
 13.08.2018 BENLİK SAVAŞLARI
 01.02.2018 DNA SPREYİ İLE ADLİ İŞARETLEME (Adli Damga)
  07.09.2021 22:34:00
Ayhan Murat acet
Abi selam eder ellerinden öperim. Onur iste denilen şahsa...

03.09.2021 20:36:00
Eyyüp Aksoy
Begendigim bir insan netliği ile tv programlarından izle...

03.09.2021 15:28:00
Cengiz GUNER
Hulki bey, 1919un Şifresi adlı kitabınızı okudum. Güze...

19.08.2021 00:23:00
AYKUT TURAN
hulki bey ceviz kabuğu eski programlarını bulamayız özell...

27.07.2021 22:19:00
Murat ADA
Sizi son zamanlarda sevmeye başladım .Bunu sizinle paylaş...

25.07.2021 21:18:00
Murat haskara
Üzülerek geç katıldım ama son program dediniz sezon sonu...

27.06.2021 23:53:00
ŞERAFETTİN EGEMENOĞLU
KANAL İSTANBULDA GEÇEN KONUMDA TAPINAK ŞOVEYELERİ HAZİNES...

27.06.2021 23:28:00
Osman erden
Kanal istanbul konusu için merak ettiğim bir soru var. Ka...

25.06.2021 11:46:00
CAHİT ESEN
HULKİ BEY SENİ TEBRİK EDİYORUM BU ÜLKENİN SENİN GİBİ VATA...

20.05.2021 22:04:00
MUAMMER ANGIN
izmir de bozdoğan yörükler dernek bşk nıyım 35 yıllık mem...

 
 Site Ici Hizli Arama
 

  İletişim Kulübü
E-Posta :
Şifre :
    Beni Hatırla
   

  Yeni Kayıt  Şifremi Unuttum

 
Gizlilik SözleşmesiTelif Bilgisi
Son Güncelleme : 25 Ekim 2021 Pazartesi
Tüm Hakları Ceviz Kabuğu'na aittir 1994-2021 © İzinsiz alıntı yapılamaz.
Tasarım & Kod : GDTC